Yahya Kemal’in ilk gençlik yıllarında Üsküp’te yazdığı bir şiiri keşfedildi. 

Edebiyat dünyasından heyecan verici bir keşif daha! Daha önce Mehmed Akif’in henüz 20 yaşındayken yazdığı münacaatı keşfeden Prof. Dr. Mustafa Koç bu kez Yahya Kemal’in ilk gençlik yıllarına ait bir müşa’areyi günyüzüne çıkardı. C.Server Revnakoğlu arşivinde yer alan notlar arasında bulunan şiir, Üsküp’teki Rifai Tekkesi’nin şeyhi Sa’deddin Efendi ile birlikte yazılan şiir, şairin külliyatındaki yerini alacak.

Revnakoğlu arşivinden faydalanan Mustafa Koç, Dergah Dergisi’nin Eylül sayısında yayımlanan yazısında genç Yahya Kemal’in Üsküp Rifai Tekkesi’ndeki günlerini ve Şeyh Sa’deddin Efendi ile olan diyaloğunu gözler önüne seriyor. Sa’deddin Efendi’nin Yahya Kemal’in hayatındaki yerine ve önemine değinen Koç, “Geçen asrın kalemlerinin hemen hepsinin sufi cereyanla teması var. Yahya Kemal’i yetiştiren, ona ilk şiiri tecrübe ettiren ve bir şehri nasıl görmesi gerektiğini talim eden onu musikiyle tanıştıran kişi Şeyh Sa’deddin Efendi’dir. İşte bu dosyanın içinde Sa’deddin Efendi’nin 14-15 yaşlarındaki Yahya Kemal’e şiir talim etmesi, onunla karşılıklı şiirleşmesi karşımıza çıktı. Elimdeki malzemeyi dergide takdim ettim” dedi.

Koç, “Yahya Kemal, ilk şiir hamlelerinden sonra uzun bir edebiyat hayatı yaşadı, tecrübe etti. İlk tecrübelerinin tesiri bütün müktesabatında görülür. Onun ruhunda Üsküp’teki Rifa’i Tekkesi’nin zikir sesleri duyulur. Yoksa Süleymaniye’yi yazamazdı. Garp’a gitse bile onu hala milli kılan şey Üsküp’te aldığı bu terbiye ve Şeyhin ilk telkinleriydi” diye konuştu. Gerçek ismi Agah Ahmed olan şairin ilk kez yayımlanan şiiri bir “Manzume-i Müşa’are “Müşa’are karşılıklı şiir söylemektir. Eski şiirde bir yoldur ve çok tecrübe edilmiştir. Şairi şiire hazırlar. Şeyh Sa’deddin mühim ve büyük bir şairdir. Genç Yahya Kemal’i şiire hazırladığını görüyoruz. Tatlı tatlı bir beyit atıyor. Yahya Kemal de yeni bir beyitle şeyhine yazıyor” dedi.

Manzume-i Müşa’are

Agah hakkı hüccetsin Agah,

Mu’inin olsun her demde Allah

(yahut: “Mu’inin olsun Hazret’i Allah”)

Revnak kazansın feyz-i şi’irin,

Bulsun terakki her dem huzurun

(Şeyh Sa’deddin Sırri)

****

Sırri bilirim hakkıyla fahrü’l-üdebadır

Hakka ki naziri yoktur bezm-i sühanda

(Ahmed Agah)

*****

Eş’ara şimdi verdin taravet

Tutsun hemişe şi’rin letafet

(Şeyh Sa’deddin Sırri)

*****

Ser-amedan-ı sühansın

Vakıf’ı ulumsuz

Mürşid-i bi-hemtasız

(Ahmed Agah)

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR