Seray ŞAHİNLER DEMİR / seray@sanatindibi.com

Birbirinden güzel yapımlara şahit olduğumuz 2017 yılının kapanışı da şahaneydi. Özellikle bu yıl heyecanla beklediğimiz yapımlardan olan “Loving Vincent” yıla güzel bir veda oldu bizim için.

Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Animasyon ödülüne layık görülen film, ünlü ressam Van Gogh’un yaşam öyküsüne odaklanıyor. Bilindiği üzere ressamın buhranla dolu çalkantılı hayatı intiharıyla noktalanmıştı. “Loving Vincent” filmi ölümünden sonra bu intiharın perde arkasını çözmeye çalışıyor.

30 Mart 1853’te Hollanda’nın güneyindeki Brabant bölgesinde dünyaya gelen Vincent’ın 37 yıllık kısacık yaşamı inişli çıkışlı geçmişti. Çocukluğundan itibaren sevgiden uzak büyümüştü. Kendisinden önceki ağabeyi “Vincent” küçük yaşında ölmüş, yası tutan annesi küçük Vincent’e yeterince ilgi ve sevgi göstermemişti. (Filmde, annenin elini tutmak isteyen Vincent’ın elini bırakan anne Van Gogh, bu sevgisizliğin ilk izleri olarak düşünülebilir.)

Van Gogh birçok farklı işi denedi ama başarılı olamadı. Babasının 1885 yılındaki ölümüyle iyice sarsıldı fakat erkek kardeşi Theo Van Gogh onun en büyük destekçisi oldu. Vincent’ın buhranlı dönemlerinde yanındaydı. Onu resim yapmaya teşvik etti. (Van Gogh ile kardeşi arasındaki mektuplaşmalar meşhurdur. Bu mektuplar filmde pek yer bulmamış. Mektuplardan alıntılar iki kardeş arasındaki diyaloğu sunmak için güçlü bir argüman olabilirdi.)

Van Gogh’un hayatındaki dönüm noktalarından biri kendisi gibi ressam olan Gauguin ile tanışması oldu. Gauguin ile kısa sürede yakınlaştılar fakat bu ilişki zamanla anlaşmazlığa dönüştü. Bir gün tartışma sırasında Van Gogh’un Gauguin’e usturayla saldırdı ve gırtlağını kesmeye çalıştı. Gauguin kurtularak Van Gogh’tan uzaklaştı. Hırsını alamayan ressam kendi kulağını kesti ve kesik kulağını genelevdeki bir fahişeye verdi. Kadınlarla da arası hiçbir zaman dilediği gibi olmamıştı. Aşk hayatı da inişliş çıkışlıydı. Birkaç kez aşık oldu ama hepsi hüsranla sonuçlandı. İşte tüm bu gelişmeler onun akıl sağlığını iyice yitirmesine neden oldu. Loving Vincent, tüm bu dönüm noktalarını canlandırmalarla birlikte kesit kesit işliyor.

Filmi başarılı ve özgün kılan şey ise, çizimlerden oluşması. Filmde yer alan 65.000 karenin her biri Polonya ve Yunanistan’da yer alan stüdyoyu ziyaret eden 125 profesyonel yağlı boya ressamı tarafından çizilmiş. Tarzıyla, üslubuyla, metniyle, görselliğiyle oldukça özgün olan yapım, Van Gogh’un ruhuna uygun bir film olmuş. Van Gogh tablolarındaki karakterleri canlandırarak hikayeyi güçlendirmek de şahane bir fikir. Uygulaması da fikrin kendisi kadar güzel.

Van Gogh’un hem tutkulu hem hüzünlü hikayesine tanık olmak isteyenler için muhteşem bir fırsat Loving Vincent…

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR