Sivil Toplum Sektörünün Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı kapsamında Türkiye Yayıncılar Birliği öncülüğünde kurulan, OKUYAY Platformu “Türkiye Okuma Kültürü Araştırması 2019 raporunu” açıkladı.

Harun KARABURÇ

Türkiye’de okuma kültürü araştırması veri ve analizlerinin paylaşıldığı bir rapor en son 2011 yılında Kültür Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve kamuoyuna sunulmuştu. O tarihten bugüne de bu konuda hazırlanmış bir rapor yoktu. Verilerin güncellenmesi adına harekete geçen OKUYAY Platformu, “Türkiye Okuma Kültürü Araştırması 2019 raporunu” bugün Yapı Kredi Kültür Sanat ve Yayıncılık binasında düzenlediği bir basın toplantısıyla açıkladı.

YOL GÖSTERİCİ BİR NİTELİK TAŞIYOR

Sivil Toplum Sektörünün Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı kapsamında Türkiye Yayıncılar Birliği öncülüğünde kurulan OKUYAY Platformu, bu araştırmayı Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından hibe merciinin kuralları doğrultusunda yapılan ihale sonucu KONDA Araştırma ve Danışmanlık Şirketine yaptırdı. Araştırmanın en önemli amaçlarından biri ‘okumayı en çok neyin tetiklediğini’ belirlemek. Bu amaçla Türkiyede okur profilinin ve okuma kümelerinin belirlenmesi, bu okuma kümelerinin okuma davranışlarının incelenmesi, ailelerin çocuklarına nasıl ve ne kadar kitap okuduklarının ortaya çıkarılması, kütüphane algısının anlaşılması, kitaplara ve kütüphanelere erişimde karşılaşılan zorlukların tespit edilmesi hedeflenmiş, elde edilen veriler bu doğrultuda sınıflandırılmış. 

Bu rapor, Türkiye’de uzun zamandır yapılmayan okuma kültürü araştırmasının yenilenmesi sonucunda elde edilen bilgileri ortaya çıkardığı için büyük bir boşluğu dolduruyor. Mevcut durumu saptamak, okuma kültürünün yaygınlaştırılması için yapılması gerekenleri belirlemek ve okuma kültürünün teşvik edilmesi için fırsatlar konusunda önerilerde bulunmak amacıyla okuma kültürüyle ilgili olan tüm kişi ve kurumlar için yol gösterici bir nitelik taşıyor.

Türkiye Okuma Kültürü Araştırması 2019’nun raporuna göre önceki araştırmalarla karşılaştırıldığında “Okuyorum” yanıtı verenlerin sayısının artmış olduğunu gösteriyor. Yine araştırmaya göre kadınlar daha fazla kitap okurken annelerin de çocuklarına daha fazla kitap okuduğu rapor sonuçları arasında yer alıyor.

Araştırma şirketinin 2008 yılında yaptığı ankette, katılımcıların yüzde 70’i net bir şekilde kitap okumadığını belirtirken, yeni araştırmada bu oran yüzde 36’ya düşmüş durumda. Son 3 ayda en az bir kitap okuduğunu belirtenlerin oranının ise yüzde 30’dan yüzde 64’e çıktığı görünüyor. Türkiye’nin ortalamada 3 ayda 2,7 kitap okuduğunu ve bu sayının “Okuyanlar” kümesinde 4,2 kitaba kadar çıktığını gösteren araştırma aynı zamanda, “Okuyabilir” olarak belirlenen kümenin de azımsanmayacak oranda olduğunu ortaya çıkarıyor. Erdem ve Sönmez sunumda, okuma kültürünün yaygınlaştırılmasında bu kümeye yönelik etkinliklerin arttırılmasının, kısa zamanda kayda değer bir ilerlemenin sağlanması açısından etkili olacağını dile getirdiler.

TÜRKİYE’NİN NE KADARI OKUYOR?

Araştırmaya göre Türkiye’de her 100 kişiden 22’sinin kitabı yok.  Yüzde 32’nin ise 20’den fazla kitabı mevcut. Oranın tamamının dağılımı ise şu şekilde;

DİJİTAL KUŞATMA ALTINDAYIZ

Türkiye’de okuma kültürüyle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Kültür Bakanlığı’nın asil görevi olmasına rağmen uzun dönemdir söyledikleri şeylerin bir karşılığını alamadıklarını kaydeden Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kocatürk, “Dünyadaki dijitalleşmeyle beraber çocuklarımız ve biz dijital kuşatma altındayız. Bu bütün dünyanın sorunu. Bütün dünya ülkelerinin eğitimcileri, yazarları bu kuşatmanın rekabeti içinde çocuklarımıza nasıl okuma kültürünü aşılarız, onları bu kuşatmadan nasıl kurtarırız diye bir derdin içinde. Okuma alışkanlığı kazandırma 0-2 yaşa kadar indi. Bugün artık okuduğunu anlama noktasında çıktı. Mesele bir bilgiyi alıp onu muhakeme etmek ve geliştirmek noktasına geldi” dedi.

KANUN TASLAĞI ÖNERİSİ HAZIRLIYORUZ

Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Koordinatörü ve Okuyay Platformu Proje Koordinatörü Ebru Şenol proje hakkında şu bilgileri verdi: “Şubat 2019’da çalışmalara başladık. Proje süremiz 24 ay. Şu anda da yarısına gelmiş durumdayız. Proje ekibi yedi profesyonel kişiden oluşuyor. Altı kişi de iştirak ve ortak. Türkiye Yayıncılar Birliği bu projede koordinatör olarak yer alıyor. Oldukça güçlü ortaklar seçtik. Türk Kütüphaneciler Derneği, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Kingston Üniversitesi (İngiltere), Kadıköy Belediyesi. Bir de iştirakçiler var: Almanya’da bulunan Stiftung Lesen (Alman Okuma Vakfı), Ankara’dan Okuma Kültürü Derneği. Hedef kitlemiz STK’ler, organize olmuş aktif vatandaşlar, kamu kurumları, Bakanlıklar ve genel müdürlükleri. On bin adet basılacak kapsamlı bir rehber hazırlıyoruz. Bu rehberi okuma kültürüyle ilgili herkese ulaştıracağız. Türkiye çapında doğrudan veya dolaylı olarak beş bin kişilik bir veri tabanı oluşturmak istiyoruz. STK’ler gönüllüler ve aktivistlerden oluşacak. Her bir pilot proje bölgesinde 4 bin kişiye ulaşmak istiyoruz. Şu anda altı pilot proje yapmayı planlıyoruz. Yani 24 bin kişiye pilot projeler kapsamında ulaşmayı hedefliyoruz. Kitap fuarlarında standlarımız oluyor ve konuşmalar yapıyoruz. “Okuyay Konuşmaları” adı altında paneller düzenliyoruz. Okuyay Buluşmaları adı altında da uzmanlarla kapalı toplantılar yapıyoruz. Aslında en önemlisi de okuma kültürü hakkında on adet kanun taslağı önerisi hazırlanması ve sunulması. Bunlardan bir iki tanesi bile gerçekleşse başarılı olmuş olacağız.”

2020’DE 4 PİLOT BÖLGEDE ÇALIŞILACAK

Okuyay Platformu Sektörel Uzamanı Sevengül Sönmez de 2020 yılında çalışma yapacakları 4 bölge hakkında bilgiler verdi: Araştırmanın verileri ışığında dört bölgede altı proje yapmayı planladık. Bu elbette bizimle beraber çalışan ortaklarımızın katkıları ile oldu. Bu bölgelerde iyi uygulamalar, sürdürülebilir çalışmalar yapmak istiyoruz. Önümüzdeki hafta OKUYAY’ın danışma kurulları başlayacak. Danışma kurullarında bölgelerde neler yapacağımızı, güçlü ve zayıf olan unsurlarları, STK’leri güçlendirecek neler yapılabileceğini konuşacağız. Bölgeleri seçerken bölgelerdeki STK’lerin durumu çok etkili oldu. Ayrıca bölgelerde kitap fuarlarının düzenleniyor olması da sonucu etkiledi ve Samsun, Ankara, Adana ve İstanbul dört bölge olarak seçildi. 2020’nin ilk günlerinden, 7 Ocak’tan itibaren ziyaretlere başlayacağız. Önümüzdeki yıl her Salı bir şehirde olacağız.”

***Okuyay Platformu hakkında daha fazla bilgi için okuyayplatformu.com ziyaret edebilirsiniz.

***Rapora buradan ulaşabilirsiniz. 

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • GÜNDEME TAKILANLAR

Türkiye Yayıncılar Birliği: “Yayınevlerine el konulması yayıncılığımızı geriletir”