seraykapak

Seray ŞAHİNLER DEMİR / seray@sanatindibi.com

Pera Müzesi’nden birbirinden ilginç iki sergi başladı: Türk resminde bir modernleşme öyküsü olan “Üryan, Çıplak, Nü” ve video sanatı ve pop müzik ilişkisini ele alan “Bu Bir Aşk Şarkısı Değil”

Üryan, Çıplak, Nü sergisi biraz daha ön plana çıkıyor gibi… Küratörlüğünü Ahu Antmen’in yaptığı sergide 44 sanatçının 150’ye yakın eseri yer alıyor.

ürtan2

Son zamanlarda izlediğim en ilgi çekici sergi, nü’nün resimsel bir konu ve biçim olarak ortaya çıkışını irdeliyor. Bu noktada diğer sergilerden biraz daha farklı. Pera Müzesi tek katını bu sergiye ayırmış. Çalışmalar çıplaklığı bir konu olarak değil bir biçim olarak ele alıyor. Siz de resimlere tek tek bakarken sanatçının mesajını hemen alıyor, eserleri adeta ressamların yönlendirmesiyle inceliyorsunuz. Aynı zamanda da Türk resmindeki modernleşmenin canlı tanığı oluyorsunuz.

Nü çalışmaları 20. yüzyıl başlarında gizli saklı olarak ortaya çıkmış tek tük eserlerle var olmaya başlıyor. Cumhuriyet döneminde ise yoğun olarak üretiliyor. Sanatçılar yurt dışında aldıkları eğitimlerle birlikte sık sık bu konuda eserler veriyor.

Sabahattin Eyüboğlu'nun eşi Eren Eyüboğlu'nun Nü(Erkek) çalışması

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eşi Eren Hanım’ın Nü(Erkek) çalışması

EYÜBOĞLU AİLESİNİN ESERLERİ…

Sergide Osman Hamdi Bey, Süleyman Seyyid Bey, Halil Paşa, Avni Lifij, İbrahim Çallı, Melek Celal Sofu, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve eşi Eren Eyüboğlu’nun önemli çalışmaları yer alıyor. Benim ilgimi çeken eserler ise Bedri Rahmi ve eşi Eren Hanım’ın çalışmaları oldu. Eyüboğlu ailesi dönemin sanatçılarıyla birlikte yenilikçi yaklaşımlarla Türkiye’de sanatsal modernizmin ayak seslerini iyice hızlandırıyor. Nü çalışmaları 20. yüzyıl başlarında Sanayi-i Nefise Mektebi’nde önce erkek modellerle aracılığıyla ardından da sanat eğitimi için Avrupa’ya gönderilen ressamlarımızın kadın ve erkek modellerle çalışma imkanı bulmasıyla hızlanmış. Böylece nü’ler ressamlar için portre ya da natürmort gibi herhangi bir tür haline gelmiş. Sergi eserlerle birlikte Türkiye’de cumhuriyet ile birlikte yaşanan sanattaki zihniyet gelişimi ve dönüşümü hakkında da izler sunuyor.

Ahu Antmen sergiyi hazırlarken... (Pera Blog'tan alınmıştır.)

Ahu Antmen sergiyi hazırlarken… (Pera Blog’tan alınmıştır.)

CİNSELLİKTEN ARINMIŞ SANATSAL BİR ALGI 

Sergini küratörü Ahu Antmen’in sözleri ise önemli: “Bu sergi ile nü resmin Türk sanatındaki gelişim evresini ele alırken, bir yandan da ülkemizde Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte sanatçı kimliğinin oluşumunu, kültürel olarak mahremle özdeşleştirilmiş kadın bedenine yönelik cinsellikten arınmış sanatsal bir algı geliştirmenin güçlüklerini, modern kimlik algısında sanat ve nü resim arasında kurulan bağlantıları resimlere bakarak düşünmeyi, düşündürmeyi amaçladık. Pek çok ressam için nü, kendi resmine, kendi figür anlayışına giden yolda bir köprü niteliğindedir; konu olan çıplak insan bedeni değil, sonsuz görünüşleri, hareketleri, ifadeleriyle insan bedeninin görsel bir biçim olarak algılanmasıdır. Bu sanatsal perspektif, insan bedenine tüm kültürel kalıpların ötesinde doğanın kendisi olarak bakabilmeyi gerektirir. Nü resim, bir taraftan bu durumu olanaklı kılan, diğer taraftan da bir teşhir mantığıyla tam tersine yok eden ikilemli bir sanatsal tür olarak simgesel bir öneme sahip
İstanbul’da ilk güzel sanatlar akademisi açıldığında canlı model kullanmanın sakıncalı olduğu bir dönemde nü’nün sanat kültürüyle nasıl normalleştiğini irdeliyor.”

Sergi 7 Şubat 2016’ya dek sürecek.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR