Şair Nâzım Hikmet ’in oğlu, ressam Mehmet Nâzım’ın ölümünü sosyal medyadan duyuran ressam dostu Utku Varlık, Paris’teki atölyesinde Mehmet Nâzım’ı Cumhuriyet’ten Ceren Çıplak’a anlattı. Mehmet Nâzım yarın saat 10.30’da Fransa Creuse, Guere-Ajain’de yakılacak.

Röportajın bir bölümü şöyle:

– Mehmet Nâzım’la dostluğunuz ne zaman başladı?
1970 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademi’sinden devlet bursuyla dört yıl için Paris’e gelmiştik, Mehmet Güleryüz’le birlikte. Malûm o yıllarda Paris’de yaşayan otuzu aşkın Türk ressamı örneğin Abidin, Avni, Mübin ve de bugün resmin önde gelen tüm ressamları, bizi de Paris’in çekimine almıştı. Biz yenice Paris’e ısınırken, bir arkadaşım genç, sarışın, çekingen bir arkadaşıyla tanıştırdı; gecenin sonunda Memet’le uzun sürecek dostluğumuz böyle başladı.

-Memet’in babasıyla benzerlikleri var mıydı?
Nâzım gibi sarışın mavi gözlü, Polonya tarafı çok etkin bu fizikte, tip olarak da Nâzım’a çok benziyordu. Tanımayanlar bile “Nâzım ’ın oğlu musun?” diye sorarlardı. Abidin Dino benzerliklerini çok iyi görüyordu. Abidin Dino bir gün bana “Nâzım’ın ses tonu bile Memet’te var” demişti.

BABASIYLA TİNSEL DİYALOĞUNA KİMSE VARAMADI

-Nâzım’ın Memet’e yazdığı şiirleri biliyoruz, peki Mehmet babasına hiç şiir yazdı mı?
Mehmet’in babasıyla tinsel diyaloğuna kimse varamadı, babasına katiyen şiir yazmadı ama bir anım var şiirle ilgili: O yıllar Rus şair, şiirlerini ezgi misali söyleyen Boulat Okoudjava’ya hayranız. Bir gün Mehmet “İlginç bir Rus şair var, çevirisini sana okumak istiyorum” dedi. Okudu, “Müthiş, bu şairi Türkiye’ye tanıtmak gerekir” dedim ve yüreklendirdim. Sonra 10-15 şiir daha getirdi ama Rus şair diyor hâlâ… Ama ben anladım onun yazdığını. Sonunda “Mehmet bu şiirler senin” dedim. Mehmet hemen uzaklaştı şiirden ve şiirlerini saklamaya devam etti. Kanımca şiire elini sürmedi sonra!

‘Babası ona  engeldi’

-Neden? Babasının yolundan mı gitmek istemedi?
Babası aslında ona engeldi, örneğin bir gölge, bu kompleksten öte; çevrenin ve karşılaştığı tüm kişilerin ilk bakışta “demek Nâzım Hikmet’in oğlusunuz?” demesiydi. Önlenemez, duymamazlıktan da gelinemez! Sadece benim değil bizim çevrenin de gözlemi buydu: babasının gölgesi onu sürekli izliyordu; Nazım, bu anlamda Mehmet’i frenledi. Baba yoktu ortada ancak onun altında ezilmekte bir gerçekti. Sonunda da öyle oldu gerçekten. Pek çok kişi Mehmet’e başka gözlükten bakıyordu. O gözlükten Nâzım’ı görüyorlardı. Ben o yıpranmayı biliyorum. Büyük bir labirentti ve çıkmakta zorlanıyordu. Düşünün babası Nâzım bizi şaşırtan her şeyi yapmış, peki geriye ne kalmıştı?

 “İlginç yaşam”
“Montparnasse – 210 Bulvar Raspail’da çok ilginç bir yaşama sahiptiler. Evin birinci
katında Münevver’in dairesi, karşısında karikatürist Sinan Bıçakcı, ikinci katta ressam
Mübin Orhon, beşinci katta ressam Komet, karşı odada da Mehmet.”

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR