İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl beşincisi verilen Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nün sahibi belli oldu. Ödül bu yıl Everest Yayınları’ndan çıkan Leonid Andreyev’in Kızıl Kahkaha kitabıyla ile Can  Yayınları’ndan çıkan Mathias Enard’ın Pusula romanına verildi.

Everest Yayınları’ndan çıkan Kızıl Kahkaha ile Can Yayınları’ndan çıkan Pusula kitabına verildi.  Kızıl Kahkaha’nın çevirisi Kayahan Yükseler’e Pusula’nın çevirisi ise Ebru Erbaş’ ait. Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’yle seçici kurul tarafından belirlenen yapıtın çevirmenine 20 bin TL tutarında nakit desteği sağlanıyor. Başkanlığını yazar Doğan Hızlan’ın yaptığı Talât Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulu; yazar, çevirmen ve eleştirmen Sevin Okyay, yazar ve çevirmen Ayşe Sarısayın, yazar ve çevirmen Yiğit Bener ile yazar ve çevirmen Kaya Genç’ten oluşuyor.

Kızıl Kahkaha hakkında

Kimi eleştirmenlerce Rusya’nın Edgar Allan Poe’su olarak adlandırılan Andreyev, Kızıl Kahkaha’da savaşların anlamsızlığını anlatırken, kan dökmenin, kitlesel cinnetin, deliliğin simgesel görüntüsünü çarpıcı bir biçimde betimliyor.Ölümünden sonra H.P. Lovecraft’in kütüphanesinin başucunda bulunan Kızıl Kahkaha, 1. Dünya Savaşı’nda yaşanacak dehşeti önceden bildiren, kehanet dolu bir roman.Eserlerinde insanın kendi kendini yok etme dürtüsünü, normalliğin arkasındaki deliliği, gündelik hayatın içindeki hırsı irdeleyen Andreyev, Kızıl Kahkaha romanında da henüz 20. yüzyılın korkunç savaşlarına girmemiş insanlığı uyarmaktadır. Everest Yayınları’ndan çıktı. H.P. Lovecraft ve Robert E. Howard gibi yazarları derinden etkileyen Andreyev’in birçok oyunu da Stanislavski ve Meyerhold tarafından sahnelendi.

Pusula hakkında

Mathias Énard’a 2015 Goncourt Ödülü’nün yanı sıra Leipzig Kitap Fuarı Ödülü (Almanya) ve Premio Gregor von Rezzori (İtalya) gibi ödüller kazandıran Pusula, 19. yüzyıl müzisyenleri, ezoterik Şarkiyatçılar, Balzac, Agatha Christie, Pessoa, Hayyam, Sâdık Hidâyet gibi edebiyattan ve tarihten kişilere dair anekdotlarla dolu, birbirinden bağımsız gibi görünen öğeler arasında akıl almaz bağlantılar ve köprüler kuran sıra dışı bir metin.

Bir Viyana gecesinde, uykusuzluktan mustarip müzikolog Franz Ritter nedeni belli olmayan bir hastalıkla yatağında kıvranmakta, anılar ve rüyalar arasında gidip gelmektedir. Hayatındaki önemli anlar gözünün önünden geçer: Ortadoğu’nun efsunu; İstanbul, Halep, Şam ve Tahran gezilerinde yaşadıkları; çeşitli yazar, ressam, müzisyen, Şarkiyatçı ve araştırmacıya dair anıları zihninde yer tutmuştur. Ancak tüm bunların merkezinde gizemli ve ele gelmez bir kadına, Avrupa ile Ortadoğu arasındaki girift gerilime kapılmış içgörülü ve parlak Fransız akademisyen Sarah’ya duyduğu karşılıksız aşk vardır.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR