Seray ŞAHİNLER DEMİR / seray@sanatindibi.com

Pek hareketli pek enerjik… Türkiye, Bulgaristan, İsrail, İran, İspanya, Yunanistan ve İngiltere’den müzisyenlerden oluşan The Turbans’dan bahsediyoruz.

İzleyicisini Doğu Akdeniz’in alemci ruhuyla hareketlendiren, farklı kültürleri harmanlayan ezgileriyle birlikte kaliteli bir seyir sunan grup bu akşam Salon İKSV’de bir konser verecek.  Hong Kong’tan Hindistan’a uzanan konserlerinde Balkan kültürel mirası ve antik meloldileriyle birlikte dinleyicileri adeta bir karnavala davet ediyor.

Efsanelerin prodüktörü Jerry Boys ile kaydettiği ve bir Indiegogo kampanyası yardımıyla tamamladıkları, Six Degrees Records üzerinden 23 Mart’ta yayımlanacak ilk albümünden şarkılarla ilk defa Salon’da. The Turbans konser öncesi sorularımızı yanıtladı…

-Grubun tüm üyeleri farklı ülkelerden geliyor. Nasıl bir araya geldiniz?

Yolculuk yaparken tanıştık, ilk olarak Nepal’de bisiklet süren iki yarı İranlı yarı İngiliz adamın şans eseri karşılaşmasıyla başladı. Hayat bizi nereye sürüklerse oranın yerel müzisyenleriyle müzik yapmayı seviyoruz, bu müzisyenlerin bazıları gruba katıldı. Goa’nın kumsallarından, Pakistan’ın dağlarından, Londra’nın kulüplerinden ve İstanbul’un sokaklarından grubumuza üyeler bulduk.

BİRÇOK YERLİYİZ

-Balkan kültürel mirasından besleniyorsunuz. Ve bu müziği dünyanın farklı yerlerine taşıyorsunuz. Bunun aynı zamanda bir misyon olduğunu söyleyebilir miyiz?

Biz bu ülkelerin kültürlerini aynı ağacın dalları gibi görüyoruz. Zengin bir müzikal mirasları var, biz de onun üstüne kendi orijinal oryantal müzik modelimizi inşa ediyoruz. Biz birçok kültürün bir bütün halinde bir arada yaşayabileceğini dünyaya göstermeyi misyon edindik ve hiçbir politik sınırı olmayan birlik içinde bir dünyaya inandığımızı kanıtlamak istiyoruz. Gösterilerimizde bunu seslendiriyor ve müzik sentezimizle bunu anlatmaya çalışıyoruz. İnsanlar bize nereli olduğumuzu sorduğunda onlara “birçok yerli” diyoruz.

Bu melodileri seçmenizin özel bir nedeni var mı?

Grubun kültürel kökleri çoğunlukla Levant ve Balkan. Bu da bu kültürlerde yetiştiğimiz anlamına geliyor. Müzikteki makamlar, zaman işaretleri ve taksimler bizi gerçekten de etkiliyor. Levant’ten Balkan’a kadar hepsinin birbirine ne kadar çok benzediğini görmek ise büyülenmemize neden oluyor.

 

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR