Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar Toni Morrison hayatını kaybetti. ABD’li yazar 88 yaşında hayat gözlerini yumdu.

Morrison 1987’de en çok ödül alan romanı Sevgili (Beloved)’i yayımladı. Roman, köleleştirilen Afro-Amerikalı bir kadın olan Margaret Garner’ın gerçek hikayesinden esinlenilerek yazıldı. Kölelikten kaçan Garner, köle avcıları tarafından takip edilmektedir ve köleliğe geri döneceğini anladığında yakalanmadan önce iki yaşındaki kızını öldürür, fakat kendi yaşamına da son vermeden önce köle avcıları tarafından yakalanır.Morrison’ın romanı Sevgili’de, ölen bebek hayalet olarak annesi ve ailesini ziyaret etmektedir.

Haftalarca best-seller olarak kalan roman, Morrison’a 1988 yılında Pulitzer ve 1993’te de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandırdı.

Toni Morrison kimdir?

Toni Morrison Afro-Amerikalı işçi sınıfı bir ailenin dört çocuğundan ikincisi olarak Ohio eyaletine bağlı Lorain’de dünyaya geldi.Babası George Wofford on beş yaşındayken iki siyah iş adamının beyazlar tarafından linç edildiğine tanıklık etmiştir ve Morrison’a göre bu durum babasında travma yaratmıştır.Linç olayından sonra George Wofford, gerek ırkçılıktan kaçmak gerek de ekonomik sebeplerden ötürü ırksal olarak iç içe geçmiş ve endüstrisi gelişmekte olan Ohio’nun Lorain bölgesine göç etmiştir. Morrison’ın annesi Ramah Wofford ise dindar bir ev hanımıdır.

Morrison yaklaşık olarak iki yaşındayken, ailesi ev kirasını ödeyemediği için oturdukları ev, aile içerideyken ev sahibi tarafından ateşe verilmiştir. Morrison, ailesinin bu durum karşısında çaresiz hissetmek ya da ümitsizliğe düşmek yerine, ev sahibine gülerek tepki gösterdiklerini belirtmiştir.

Morrison’ın ailesi Afro-Amerikan halk hikayeleri, hayalet öyküleri ve Afro-Amerikan ezgileri vasıtasıyla onun Afro-Amerikan kimlik bilinci geliştirmesini sağlamıştır. On iki yaşında Katolik olarak Anthony adını alan Morrison, daha sonra nickname olarak Toni’yi kullanmaya başlamıştır.

1949’da, siyahi entelektüel çevreye katılmak amacıyla çoğunlukla Afro-Amerikalılara tahsis edilmiş olan Howard Üniversitesi’nde kayıt oldu  Okul, ırksal olarak segrege olmuş/ayrıştırılmış restorantlar ve otobüsler ile ilk kez karşılaştığı yer olan Washinton D. C.’deydi Üniversitenin İngilizce bölümünden 1953 yılında mezun oldu. Howard University’de eğitmen olarak görev yaptığı esnada Jamaikalı bir mimar olan ve 1958 yılında evleneceği Harold Morrison ile tanıştı. 1964 yılında boşandıklarında ikinci çocuklarına hamileydi.

Boşandıktan sonra yaşamına Random House’ta editorlük yaparak devam etti ve Random House’un hikaye/öykü alanında ilk kıdemli siyahi kadın editörü oldu.

Morrison, siyah edebiyatının ana akım medyada görünür hale gelmesinde önemli rol oynadı. Üzerinde çalıştığı ilk kitaplardan biri de Nijeryalı yazarlar Wole Soyinka ve Chinua Achebe ile Güney Afrikalı oyun yazarı Athol Fugard’ın çalışmalarını içeren bir koleksiyon niteliğinde olan ve çığır açan Modern Afrika Edebiyatı (Contemporary African Literature) adlı çalışmasıdır

Eserleri arasında kölelikten 1970’lere dek Amerikalı siyahların hayatından fotoğraflar, araştırma yazıları, ilustrasyonlar ve diğer bilgilerin bir antolojisi niteliğinde olan The Black Book (1974) da yer almaktadır.

Morrison yazım hayatına Howard University’de şairler ve yazarların oluşturduğu gayrı resmi bir grubun parçası olarak başladı. İlk romanı olan En Mavi Göz’de mavi gözlere sahip olmak isteyen küçük bir siyahi kızın hikayesini anlatıyordu. “En Mavi Göz” adlı kısa romanı ilk yayımlandığında Morrison otuz dokuz yaşındaydı. Kitap ilk yayımlandığında pek ilgi görmese de daha sonra yazarın tanınmış romanları arasında yerini aldı

Sonraki romanı “Tar Baby”de dış görünüşü konusunda takıntılı olan fashion model Jadine ve Jadine’in aşık olduğu meteliksiz bir serseri ve siyahiliğiyle barışık olan Son’un hikayesini anlatır.

İlk oyunu Dreaming Emmett, beyaz erkekler tarafından öldürülen Emmett Till adlı siyahi genç hakkındadır

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • GÜNDEME TAKILANLAR

Gülten Kaya, “Ahmet Kaya filmi vahşi sömürüden ibaret ticari bir faaliyet”