gayekapak

Gaye Taşkan
Çoğu insanın kendini ait hissettiği bir şehir bir mahalle bir oda vardır. Ben kendiminkini buldum sanırım. Yaşadığım kentin sokaklarında gezerken yada bir arkadaş ortamında sohbet esnasında söylediğim bir cümle vardır hep benim ben yaşadığım döneme ait değilim..

12049246_10153303699208305_8002838873412449556_nAni bir karar ile soluğu Rusya’da aldıktan sonra. Rus disiplini ile korunmuş Moskova’nın Old Town bölgelerini gördükten sonra artık bundan tam anlamıyla eminim. Dünya edebiyatının ustaları Çehov, Tolstoy, Dostoyevski; ünlü dansçı Rudolf Nureyev yine ünlü ressam Kandinsky ve adını sayamadığım nice ünlü sanatçıyı kucaklamış bu şehri düşlerken aklımda sadece Nazım Hikmet vardı.

Nazım Hikmet'in mezarı

Nazım Hikmet’in mezarı

İnsanların ilah olarak görülmesi ya da metalaştırılmasına karşı olan benim için Nazım Hikmet ünlü bir şair olmaktan çok ideallerimi, aşklarımı, ayrılışlarımı hayata bakış açımı paylaştığım; ninnileri ile büyüdüğüm Nazım Abimdir. Onun yürüdüğü yollarında yürüdüğü, aşkına ayrılıklarına tanıklık etmiş ve memleket hasreti ile yanıp tutuştuğu zamanlarda ona sahip çıkmış bu kentti kıskanıyorum. Evet, yanlış okumadınız bir kenti kıskanıyorum her boş bankta sanki Nazım Hikmet’i bir şeyler karalarken görecekmişim gibi hissetmemde cabası..
Kremlin ve Kızıl meydan gibi turistlik bölgeleri görmeden ilk iş olarak sanattan siyasete yakılıp külleri vazolananlarda dahil olmak üzere 27000 kişinin mezarının bulunduğu heykeller ve rölyefler ile adeta bir Açıkhava müzesi olan Novodeviçi Mezarlığına koşuyoruz hemen. Çehov, Gogol, Mayaovsky, Bulgakov, gibi isimlerin yanında dünyanın kabul edip ülkemin kabul edemediği büyük Türk şairi Nazım Hikmet başında çınarı yanında Vera’sı ile burada..
Ruslar İngilizce konusunda en az bizim kadar uzaklar. Ve Kiril alfabesi gerçekten zor. Latin alfabesi kullanılmış tabela ve işaretçi bulmanın neredeyse imkânsız olduğu Moskova’da mezarlığın girişindeki listeden Kiril alfabesi ile yazılmış Nazım Hikmet ismini seçip mezar başına gitmek biraz zaman alsa da kavuşuyoruz sonunda “Abi” diyorum “ben geldim hemde Bursa’dan vatan kokusu getirdim…”
Bir An kavuşmanın büyüsünden kopup çevremi gözlemliyorum tüm mezarlarda olduğu gibi Nazım Hikmet’in mezarı da karanfiller ile süslü. Nazımın mezarını diğer mezarlardan ayıran özellik ise tabikimezarı üzerinde beyaz kağıda bırakılmış notlar ve çınara bağlanan kurdeleler tabikide.Gülümsüyorum halbuki kimse Çehov’un mezarının başına Martı’ dan alıntılar yazıp bırakmamıştı.. içimden illaki Türk olduğumuz belli olacak ya diye söylenirken bir yandan da şiirlerinin yazılı olduğu not kağıtlarının onun toprağına karışacak olması fikri ile kendimi avutuyorum. Söylemeden geçemeyeceğim bir noktada Moskova’da en çok Türk ile karşılaşacağınız yer Nazım’ın mezarının başıdır.
nazim-hikmetÜlke sevmeyi vatanperverliği öğrendiğimiz kadar bir kadının en güzel nasıl sevilebileceğini nazım abiden öğrendim ben öyle güzel kadınım derki kendi sesiyle o vakit nazımın sevme biçimine aşık olurdum..(ara not: Volkan Konak değil Nazım’dan ve Nazımca olacak ) beklide bu kadar güzel davasına ve sevdasına aşık adam bulamadığından sevmekte cok zorlandım..
Duygusal satırlardan sonra değinmek istediğim bir diğer nokta her yıl ölüm yıl dönümünde burda mezarı başında nazım Hikmet anmasının yapıldığı ve şehir içinde bir kütüphaneye nazım hikmetin adının verilmiş olduğudur. Bu kütüphanede nazıma ait imzasını taşıyan birkaç kitap bulmak mümkün. Rusların nazıma verdiği değer diyorum ah ülkem diyorum sonra susuyorum….
Mezar başından ayrılmak bu sürecin en zor kısmı sanırım yabancı bir kentte çok tanıdık bir insandan nazım abimden ayrılırken aklıma veda şiiri geliyor

Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın!
Sizi canımda
canımın içinde,
kavgamı kafamda götürüyorum.
Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın…
Resimlerdeki kuşlar gibi
dizilip üstüne kumsalın,
mendil sallamayın bana.
İstemez…
Ben dostların gözünde kendimi
boylu boyumca görüyorum…

Adostlar
akavga dostu
iş kardeşi
ayoldaşlara..!!.
Tek hecesiz elveda..

Geceler sürecek kapımın sürgüsünü,
pencerelerde yıllar örecek örgüsünü.
Ve ben bir kavga şarkısı gibi haykıracağım
mapusane türküsünü.

Yine görüşürüz
dostlarım benim
yine görüşürüz…
Beraber güneşe güler,
beraber dövüşürüz…

Adostlar
akavga dostu
iş kardeşi
yoldaşlara..!!.
ELVEDA..!!…….
Elveda nazım abi diyorum …..

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR