anilmertkapak

Anıl Mert

Çocukken babası kunduracı çırağı yapmak istemiş. Olmamış becerememiş. Sonra helvacı çırağı yapmak istemiş. Eh işte onu da pek becerememiş. Demek ki asker olarak doğmuş bu çocuk. Çocukluğunda en sevdiği oyunlardan birisi serçe avlamak. Serçelerden yaklaşık 55 yıl sonra da ülkedeki gençleri avlayacaktı. Avcılığı askerliğinden önce geliyor demek ki.

İlkokul, askeri lise, kara harp okulu derken tuğgeneral, tümgeneral, korgeneral sonra da orgeneralliğe kadar yükseldi. Genelkurmay başkanı olması ise ilahi bir güç gibi.  Kanlı 1 Mayıs’tan, sonra darbe yapacaklarını düşünerek dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun ve yaklaşık 200 asker emekliye sevk ediliyor. Ersun kıdem dolayısıyla Genelkurmay Başkanı olacakken emekli edilmesi askeriyedeki dengeleri değiştiriyor tabi.  Dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk “yok ben şu adam olsun istiyorum”, Başbakanı Süleyman Demirel “yok ben onu istemem şunu isterim” derken bu kararsızlıkta bir bakılıyor ki Evren oturmuş koltuğa.  Tarih 6 Mart 1978 ve Kenan Evren Genelkurmay Başkanı.

Dönemin şartları, hükümetin ülkeyi yönetememesi, muhalefet ile uzlaşamama, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın ortak noktada buluşamaması derken Kenan Evren sürekli hükümeti ve Cumhurbaşkanlığı’nı uyarıcı bildiriler ve mektuplar yolluyor, hükümeti baskı altında tutuyor. “Ülkedeki anarşi almış başını yürümüş, ulan bu hükümette ülkeyi yönetemiyor, benim de karargahta canım çok sıkılıyor en iyisi ben bi darbe yapayım da geleyim” dedği tarih 12 Eylül 1980. Asker ülkenin bekası ve halkın güvenliği için yönetime el koyuyor, Paşa’nın ilk icraati ise bütün hak ve özgürlükleri askıya almak oluyor. 80’li yıllar Evren Paşa ve arkadaşlarının iş birliğiyle kapkaranlık bir tarih olarak kayıtlara geçiyor.

Gözaltına alınanlar, fişlenenler, açlık grevinde ölenler, sakıncalı diye işten atılanlar, öldürülen gazeteciler… o yıllarda resmi rakamların ortaya koyduğu tablo durumun vahametini gözler önüne koyuyor.

517 kişiye idam cezası verildi

50 kişinin idam cezası infaz edildi

14 bin kişi yurttaşlıktan çıkartıldı

171 kişinin gözaltında işkenceden öldü

Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi

Gazeteler 300 gün yayın yapamadı

Ülkede kaos var, yöneticiler sorumluluklarını yerine getiremiyor, ekonomi içler acısı, halkın güvenliği ve huzuru yok gerekçeleriyle yapılan müdahaleden sonra keyfi uygulama ve yaptım oldu yasalarıyla daha fazla insan ölmeye başlıyor, insanların korkusu günden güne artıyor umutsuzluk ülkeyi her karış toprağına kadar sarıyor, sokakta yürümenin bile kaybolmaya ve bir daha bulunamamaya neden olduğu günler başlıyor. Fişlemeler, keyfi gözaltılar, işkenceler ve daha pek çok insanlık suçu o dönemde işleniyor ve bir daha açılmamak üzere üstü kapatılıyor.

Yıllar geçiyor, Paşa’ya “neden” diye sorulduğunda “zamanın şartları öyleydi ve yapmak zorunda kaldık.” cevabıyla yetinmemiz bekliyor. Kenan Paşa’nın ülkeyi yönettiği günlerde ne kadar insanlık suçu varsa işleniyor, daha da ileri gidip bu suçlar öylesine normalleştiriyor ki  “hep soldan olmaz bir iki de sağdan asalım da onlar da kim olduğumu görüp biattan ayrılmasınlar” diyerek tam 50 kişi idam sehpasına gönderiliyor. Neden? Ülkede huzur ve güven ortamı oluşsunmuş. Neden? Atatürk ilkeleri tekrar otursunmuş? Neden? Demirel’in tipini sevmiyorummuş. Neden? komünistler Moskova’yaymış. Neden? Şu anti Kemalist sağcıların önünü iyice açalımmış.

Yıllar yıllar sonra yargılanıyor Kenan Paşa, tabi ki  yargılayan sistem  ceza filan almasını istemiyor.  Yargılanıp müebbetle cezalandırılıyor fakat Yargıtay onanması için aylardır gönderilmiyor. Ve 10 Mayıs 2015 te 98 yaşında aldığı cezadan, hakkındaki yargıdan bi haber bir er olarak ölüyor Evren. Belki de son nefesine kadar haklılığına toz kondurmuyor, ülke için devletin bekası için iyi şeyler yaptığına emin olarak veriyor son nefesini. Ve Kenan Paşa yaptığı onca şeye rağmen yatağında ölüyor, yaptıkları yanına kar kalıyor.

10 Mayıs 2015 tarihe şöyle geçiyor, “Kenan Evren öldü. Bu gün, 1980 darbesinde hayatı kararmış, acı çekmiş insanların ve tüm yakınlarının en acı ve hüzünlü günüdür”. Bu gün 10 Mayıs 2015, Kenan Evren’in ölüm günü ve tüm ülkeden şöyle bir çığlık yükseliyor “mevtayı kötü bilirdik!”

 

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR