Klasik müzik tarihinin en önemli bestecilerinden Franz Liszt’in 1847’de İstanbul’da geçirdiği 5 hafta “Liszt, Doğu’dan İzdüşümler” sergisinde gözler önüne seriliyor. Sergide, Liszt’in Sultan Abülmecid’e verdiği konsere, padişahların müzik merakına ve Osmanlı’daki müzik anlayışına ışık tutacak detaylar var.

Llasik müzik tarihinin en önemli bestecilerinden Franz Liszt’in İstanbul’da 5 hafta geçirdiğini biliyor muydunuz? Üstelik Sultan Abdülmecit’in huzurunda iki kez çaldığını? Harbiye’deki Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde açılan “Liszt, Doğu’dan İzdüşümler” sergisi hayatı boyunca Doğu kültürüne ilgi duyan ve “Doğu’ya susadım” diyen Macar bestecinin 8 Haziran 1847 tarihinde geldiği İstanbul’daki günlerine ve Osmanlı’nın 19. yüzyıldaki müzik anlayışına ışık tutuyor.

Bu kapsamda Donizetti Paşa’nın çalışmalarına, 1850’li yıllarda Beyoğlu’ndaki Naum Tiyatrosu konserlerine, Dolmabahçe Saray Tiyatrosu’ndaki etkinliklere ait ilginç detaylara tanık olmak mümkün.

DOĞU VE BATI’NIN KÜLTÜR MİRASI

Türkiye’de ilk kez düzenlenen İstanbul Lisztomanias Festivali kapsamında hazırlanan sergide Lamartine, Delacroix, Ingres, Gerôme gibi şahsiyetler; el yazısı belge, partisyon, kitap, tablo, gravür, portre ve ona ait çeşitli objeler (örneğin Sultan Abdülmecit’in Liszt’e verdiği Nişan-ı İftihar madalyası beratı ile Çırağan Sarayı’ndaki konserlerinden sonra kendisinin Sultan’a armağan ettiği inci ve elmaslarla bezenmiş gümüş enfiye kutusu) yer alıyor.

Türkiye’nin Fransa Büyükelçisi Charles Fires, Liszt aracılığıyla Batı’nın Doğu’ya duyduğu merakı hem Sultan ve İmparatorluğun Batı’ya olan ilgisini okumanın mümkün olduğunu söyledi. Bu etkileşimin somut örneği ise sergideki “Sultanların Batıcı Kütüphanesi” ve “Liszt’in Oryantalist Kütüphanesi.” Liszt’in kütüphanesinde 19. yüzyıl oryantalizmini yansıtan kitap görselleri ve partisyonlar yer alıyor. Sultanların kütüphanesinde ise Abdülmecit dönemindeki değişik bestecilerin Sultanlara ithaf ettikleri yapıtlar, müzik parçaları görülebiliyor.

Serginin küratörlüğünü üstlenen Dr. Nicolas Dufetel ve Dr. Aylin Koçunyan, bestecinin Doğu ile olan etkileşimini gösterdiklerini dile getirdi. Dufetel ve Koçunyan, “Liszt, konser için İstanbul’a geliyor ve burada yaklaşık 5 hafta geçirdiğini biliyoruz. Nuri Ziya Sokak’taki yaşadığı mekanda bir levhası bulunuyor. Aynı zamanda öğrencileri de olmuş. Bunlardan biri Faik Bey. Dolayısıyla buradaki hafızayı güçlendiriyor. Liszt, Doğu ve Batı arasında paylaştığımız bir kültür mirası çünkü konserleriyle, öğrencileriyle, besteleriyle hafızamızda hala yer alıyor” diyor.

Çırağan Sarayı’nda konser veren Liszt’e Sultan Abdülmecit tarafından verilen “Nişan-ı İftihar madalyası beratı” ile konserlerden sonra kendisinin Sultan’a armağan ettiği inci ve elmaslarla bezenmiş gümüş enfiye kutusunun örneklerini sergide görebilirsiniz.

HALK KONSERLERİ VERDİ

Franz Liszt’in Çırağan Sarayı’ndaki konserlerinin dışında Büyükdere’deki Franchini Köşkü’nde Liszt, İstanbul’da bulunduğu dönemde Kuzguncuk’taki Fethi Ahmed Paşa Yalısı’nda ve Pera’daki Rusya Sefareti’nde halka açık konserler verdiği biliniyor.

Klasik müzik tarihinin en önemli bestecilerinden birinin Osmanlı serüveniyle 1850’li yıllarda İstanbul, saray ve şehirde hüküm süren müzik yaşamını Osmanlı İmparatorluğu’nun Batılılaşması çerçevesine tanık olmak için 10 Mayıs’a kadar vaktiniz var.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • GÜNDEME TAKILANLAR

Gülten Kaya, “Ahmet Kaya filmi vahşi sömürüden ibaret ticari bir faaliyet”

  • PLASTİK SANATLAR

Ahmet Güneştekin “Hafıza Odası” ile PİLEVNELİ Mecidiyeköy’de