Mimar Murat Erşahin ilk kitabı “Küçük Sırlar Dükkânı”nda İstanbul’un tarihi muhitlerinde geçen ürpertici öyküleri bir araya getiriyor.

HARUN KARABURÇ

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde yüksek lisansına devam eden ve aynı zamanda özel sektörde çalışan Murat Erşahin, ilk öykü kitabı Küçük Sırlar Dükkânı’nı yayınladı. Ötüken Neşriyat tarafından okura sunulan kitapta okurunun tüylerini diken diken eden Dördüncü Tepede Tuhaf Bir Kayboluş, Kadim Denizin Bekçisi, En Uzun Gece, Acısız Bir Ölümün Kefareti, Küçük Sırlar Dükkanı, Tekinsiz Bir Deniz Kuşunun Tuhaf Tasallutu, Beyaz Gece, Arzın Damarlarına Esrarlı Bir Seyahat, Eski Deniz Fenerleri ve Geçmiş Gönül Meselelerine Dair, Soluk İmajlar ve Acı Çeken Ruhlar Üzerine Küçük Bir Hikaye, Rayihanın Kanatlarında Seyrüsefer ve Geçmişten Gelen Küçük Bir Hediye isimli 12 öykü yer alıyor. Öykülerin hepsi İstanbul’un farklı muhitlerinde geçiyor ve şehrin kadim tarihine ve karanlık köklerine doğru bir yolculuğa sürüklüyor okurunu. Üç yıldır öykü yazan Erşahin ile Küçük Sırlar Dükkânı’nı ve yazarlık serüvenini konuştuk.

Küçük Sırlar Dükkânı ilginç öykülerin olduğu bir kitap. Nasıl ortaya çıktı bu hikayeler?

Üniversite hayatımdan beri kısa kısa pasajlar yazardım hep, kayda değer olmayan küçük paragraflar gibi. Daha çok hayal gücüm aktif olarak çalışıyordu kalemimden ziyade. Doğduğum ve büyüdüğüm, halen de yaşadığım şehir olan İstanbuldan esinlendim. İstanbulun eski semtlerindeki günlük hayat, sıradan ama kendilerini sıra dışı olayların içinde bulan insanlar, sokaklar, mezarlıklar, kıraathaneler hep küçük küçük fikirler verdi bana. Bu şekilde ortaya çıktı tüm hikayeler.

Bu sizin ilk öykü kitabınız. Bu kitaptan beklentileriniz neler? Bundan sonrası için kendinize nasıl bir edebiyat kariyeri çiziyorsunuz?

Öykülerimin yazım aşamaları en zevk aldığım kısmı bu işin. Yazarken olayların içinde bir gözlemci olarak görüyorum kendimi. Beklenti demeyelim de umudum okuyucuların da benim gibi kendilerini hikayelerin içinde bulmaları. Zaman hedefi olmadan ikinci kitabı da yine aynı minvalde öykülerden müteşekkil olarak çıkarmayı düşünüyorum.

Küçük Sırlar Dükkânı’nda 12 öykü var. Okurunu ürperten türden öyküler. Okurken bütün bunların sizin başınızdan geçmiş olma ihtimalini düşündürüyor ister istemez. Yazdıklarınızın ne kadarı kurgu, ne kadarı gerçek?

Öykülerimde geçen mistik hallerden hiçbirini yaşamadım. Ama yaşamak isterdim açıkçası. Şöyle söyleyebilirim, hikayelerdeki tüm olaylar kurgu ama mekanların ve insanların çoğu gerçek. Yani hemen hemen her kahraman aslında hayatımda görmüş olduğum, kısa ya da uzun soluklu bir vakit geçirmişliğim olmuş insanlar.

Yazarlık konusunda en çok nelerden besleniyorsunuz?

Bilinmezlikler ve muallakta kalmış haller sanırım en çok ilham aldığım kavramlar. Bir de İstanbul var tabii, bağrında bolca bilinmezlik saklı olan yaşadığımız şehir…

Murat Erşahin yarın akşam 19.00’da okurlarıyla Balat’ta bir araya geliyor.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • EDEBİYAT

Canan Tan anlattı… İstismar mağduru 20 kadın Issız Kadınlar Sokağı’nda…