muratsen

Murat ŞEN 

Gregor Samsa bir sabah uyandı ve kendini bir demokrata dönüşmüş olarak buldu.  Böceğe dönüştüğünde, bütün belirtiler ne kadar da açıktı… O tiksinç kalın kabuğun altından antenlerini oynata oynata, kız kardeşinin çaldığı kemanı dinleyebilmek için kendini dışarı atacak kadar cesurdu… Ya da; o tiksinç kalın kabuğun altından antenlerini oynata oynata, kız kardeşinin çaldığı kemanı dinleyebilmek için kendini dışarı atacak kadar umutsuzdu… Ya da umutlu, ya da mutsuz… Ya da hiç düşünmedi belki, sesin cazibesiydi onu dışarı iteleyen güç; belki de kardeş sevgisi kim bilir… Odasının duvarlarında gezinirken her şey çok açıktı; basbayağı böcek olmuştu işte! Kıllı bacaklarıyla, duvarlarda ve tavanda koşturup duruyordu ve kendi dahil, etrafındaki herkes  son derece emindi onun böcek olduğundan.

Ama o sabah çok garipti her şey. Böceğe dönüştüğünden beri allak bullak olan uyku düzeni, çok büyük bir sürpriz yapıp, gece boyunca bebek gibi uyumasına izin verdi “Kıllı Gregor” un. “Kıllı Gregor!” sert kitinin altında yankılandı bu lakap; “Kıllı Gregor”… Neyse ki hikayeyi bilen bir kaç kendini bilmezden başka kimselerin kullanmadığı bir lakırdıydı bu. Yine de Gregor’un kabuğunun altında ara sıra da olsa yankılanıyordu işte! Aslında çok da ara sıra denemezdi, çoğunlukla uyandığında duyuyordu kafasının içindeki sesi: Kıllı Gregor; gözlerini açıp da, bacaklarını görür görmez, bir anda dile dolanan arsız şarkılar gibi…  Bakışlarını bacaklarından kurtarınca, annesinin sevgi dolu gözlerini gördü! Zavallı kadıncağız düşüp bayılmamıştı, hatta ne yapacağını bilemez hallerde duvardan duvara vurmuyordu kendini; ağlamıyordu bile; gülümsüyordu. Gregor bu canlı şefkat heykeliyle karşılaşınca, uyku sersemliğinin de etkisiyle belki; o kadar yakın hissetti ki kendini annesine… Uyandığını görünce bir an bile oyalanmadan, sımsıkı sarıldı anne oğluna, Gregor böceğe dönüştüğünden beri ilk kez her şey olağan ve sıradan gibiydi. Sert dış iskeletinin içinde çınlayan sesin aniden kesildiğini fark etmedi, ama annesinin ya da kız kardeşinin onu şıp diye kabullenişini fark etti elbet.

Ailece kahvaltı ettiler, kız kardeşi Gregor’un reçel yerken çıkarttığı “hhıırrssççççıııkk” sesiyle pek eğlendi, anneleri Kıllı Gregor’ un bu eğlenceden alınmasından çekindi biraz, sonra Gregor’ un içten “HHııırrssçççıııkkk” ları karşısında, o da koyverdi bir kahkaha, hep birlikte güle oynaya beslendiler. Ne güzel bir gündü Allah’ ım!… Hepsi bir aradaydı, böcek olarak geçen onca zamandan sonra, Gregor kendini yine o sıradan, ve sıradanlığıyla efsaneleşebilecek aynı evde, aynı hayatları, sanki başkalarının hayatlarıymış gibi yaşarken buldu! Artık böcek ya da insan ayrımı yoktu, eşitti herkes! Evet! İşte ilahi adalet buydu belki de: böcekler de sıradandır! Sıradan olma hakkının elinden alınması ne demektir, bunu en iyi Gregor bilir. Evet; Gregor Samsa bir sabah uyandı ve kendini bir demokrata dönüşmüş olarak buldu.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR