ardakapakk

Arda AYDIN

İnsan bir durur düşünür, biz ne yapıyoruz diye. Bunun sonu neye varır, nereye götürür, dibi var mıdır, yok mudur, bir düşünür! Hadi bana Akit denen paçavra sardı da benden öyle haberleri oldu. Hadi berikinin tweet’ini beğenmediler, facebook’una bakıp paylaşımları hoşa gitmeyenleri (işine gelmeyenleri daha doğru tabir aslında), “vaay bize haa” diye fişlettiler, peki bunca zaman sonra ve ısrarla, ülkenin durumu ortadayken, 4 binden fazla insanı bir çırpıda ne sebeple attılar işinden? O kadar mı güç oldu araştırmak OHAL geldiğinden beri bu insanların şeceresini? Devlet liyakatle yönetilir, esas olan silsiledir dedikçe, liyakate uygun insan kalmadı kamuda! Bu ne menem bir şeydir ki giriverdiler koskoca Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ne bile…

Geçmişi, düşüncesi gayet iyi bilinen Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi bir gecede kadük oldu iyi mi? Tiyatro Kürsüsü bir gecede, bir kanun hükmünde kararnameyle çırılçıplak kaldı. Reva mı bu şimdi? Okuyan öğrencisinden, çay ocağını işleten kantincisine kadar, herkese ver ettiler khk’yı! Akşam eyvallah dediğin adam ertesi gün yok; bir gün önce sahne sınavına parça isteyen hocan ertesi gün görevden alınmış. Hem de ne alınmak! Bir daha devlet katında herhangi bir işte çalıştırılmamak üzere. Yani diyor ki, buraya 35 seneni vermiş olabilirsin ama artık bitti, şimdi git başka bir yerde çalış ama benim kurumlarımdan başka bir yerde, yani sana yağmurlu havada su yok. Bu ne insafsızlık. Neye dahil edildi bu insanlar, neyin içine düştüler, fetö’ye mi? Fetö bu insanlarsa, sizin, bizim, hepimizin fetö bildikleri kim? Neden herkes terörist damgası yiyor bu ülkede? Neden olası bir referandumu tarafgirliğe döküyorlar? Ben olası referandumda ne diyeceğimi açık seçik söylemişken, neden pkk, fetö, ışid, terör filan oluyorum? Neden?

Her şey çok zamansız oluyor sanki, herkesin üstünde kişisel kara bulutları, sürekli yağmur yağıyor ve güneşi görmek neredeyse imkansız gibi. Tam belki sıyrılırız bundan diye düşünürken bir yenisi geliyor ve daha da ıslanıyoruz ülke gündeminde. Bu son hadise ama, çok can sıkıcı. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin tüm akademisyenlerinin bir gecede işlerine son verilmesini açıklayabilecek bir kişi bile yoktur eminim. Ha bir de Tiyatro Kürsüsünü yıllarca emek emek yüceltmiş o güzel insanlar hala hayatta olsalardı onlara da aynı muameleyi gösterebilecekler miydi? Sevda Şener’e, Ergin Orbey’e, Turgut Özakman’a, Metin And’a, Nurhan Karadağ’a? Bazen iyi ki bu günleri görmediler diye sevindiğim o kadar çok insan var ki…

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR