ozgurkapak

Özlem Özgür Özcan / ozgur@sanatindibi.com

Ekim ile birlikte yoğun sonbahar durağanlığına iyi gelecek birbirinden ilginç 10 sergi, kapalı alanlarda otur otur içine fenalıkklar gelenleri bekliyor. Sosyal mesajlısından kişisel sergisine pek çok alternatifi içinde bulunduran bu listede herkese göre bir sergi var.

Gezerken “ya anlamazsam” endişesi taşımayacağınız, ortamlarda “kesinlikle görülmeli” diye caka satabileceğiniz sergilerin pek çoğu İstanbul’un kalbi “Beyoğlu” sokaklarında üstelik. Çıkışta Cinangir’e uğrayıp kahvenizi yudumlarken “aman canım ne iyi ettik, evde otur otur ne oluyordu sanki. Gözümüz gönlümüz açıldı” diyebilmek de mümkün bu sergiler sayesinde!

Şaka bir yana, sergi gezmek – ki bu tamamen kişisel görüşüm – insanın ömrüne ömür katan bir aktivite. En fazla 2 saatinizi ayıracağınız – daha uzun da olur ama daha kısa olmaz – bu aktivite bu kadar kısa bir zamanda önünüze bambaşka bakış açıları seriveriyor. Sayfalarca okuyacağınız bir kitap –yerini tutmaz da – kadar zihninize ışık tutabiliyor. Tabi işin 7 duyumuza hitap etmesi de ayrı bir güzelliği sergilerin.

1. İstanbul Modern – Katı Olan Her Şey

Çıkışta Roma Parkı’nda İstanbul silüeti ile uzaklara dalıp gideceğiniz sergi mimarlık üzerine değişen yapıları konu alıyor. Eleştirel bir bakış açısı ile modern mimari akımlarının işlendiği sergi İstanbul Modern’in bahçesinde yer alıyor. Yüz yıllar boyu ayakta kalan yapıların bile tek kepçe darbesiyle yıkılması üzerine ünlü “katı olan her şey buharlaşıyor.” sözü seçilmiş.

Bölgenin endüstriyel tarihinden beslenen, hem geçmişe dair bir hatırlatma hem de yakında yeniden değişecek olan bölgenin geleceğine dair bir bildiri niteliğinde olan sergi için şöyle bir açıklama yapılmış: “Yapılar, belki de insan ömründen daha uzun süre ayakta kaldıklarından dolayı anılarımızı bağladığımız birer çapa gibidirler. Peki ne denli sağlamdırlar? Taş, çimento veya mermerden yapılmış olmaları onları ebediyen ayakta tutmaz aslında. Bir günde kolayca yok olup gidebilirler…”

Sergi 15 Kasım 2015’e kadar ziyarete açık.

Adres: Meclis-i Mebusan Cad. Liman İşletmeleri Sahası Karaköy Beyoğlu İstanbul

2. Louise Bourgeois: Dünyadan Büyük – Akbank Sanat

Bourgeois’un kişisel sergisi olan bu sergi de bence görülmeye değer sergiler arasında. Feminist bir duruşa sahip sanatçının sergisi sanki bir kadının bilinçaltını gözler önüne seriyor. Sergi çeşitli bölümlerden oluşuyor ve her bölüm kendi içinde bir problemi çözümlüyor. Her mekan kendi içinde bir hafıza barındırıyor. Bloklar arasında dolaşırken kadnın erkekle buluştuğu, ayrı düştüğü, karşıya karşıya geldiği anları görebiliyorsunuz. Serginin tanıtım yazısındaki “Kadınlık olgusunu sanatının belkemiği yapmış, ilginç özyaşam öyküsünü sanatını oluştururken ana kaynak olarak kullanmış, 35 yıla yakın bir süre içinden geçtiği psikanaliz seanslarının verilerini yapıtlarında işlemiş…” cümleleri sanırım sergiyi görmek için bile başlı başına bir neden.

28 Kasım 2015’e kadar devam eden sergi, Akbank Sanat’ta yer alıyor.
Adres: İstiklal Cad. No:8,Beyoglu Beyoğlu/İstanbul

3. Sanatçı ve Zamanı – İstanbul Modern

Bir haftasonu kendinize kıyak çekin ve önce Mephisto’dan Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü alın ve insanları izleye izleye Galata’dan aşağıya Karaköy’e doğru inin. Orada denizi sonra da İstanbul Modern’i göreceksiniz şaşırmayın. “Sanatçı ve Zamanı” sergisi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında” sözlerini çıkış noktası olarak belirlemiş. Sergide sanatçıların dünü bu günü ve yarını işlenerek, şimdi ve gelecek arasında Tanpınar’dan kopmadan bir yol çiziyor. Bu yolda bol bol hesaplaşmaya tanık olacaksınız şimdiden söyleyeyim.

31 Aralık 2015’e kadar devam edecek sergi, İstanbul Modern’de yer alıyor.
Adres Meclis-i Mebusan Cad. Liman İşletmeleri Sahası Karaköy Beyoğlu/İstanbul

4. Volkan Aslan: Mükemmel Bir Gün – Pi Artworks

Tuzlu Su Bienali paralelinde düzenlenen kişisel bir sergi niteliğindeki bu sergi Volkan Aslan imzası taşıyor. Geçen yılki Bienal’de Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda eserleri sergilenmiş olan sanatçı bu sergisinde kendini farlı bir yerde konumlandırmış. Neon yerleştirmeler kullanarak tasarladığı eserleri bireysel hafıza ve içsel hesaplaşma konularını işliyor. Kullandığı alçı, neon gibi malzemeleri en yalın halleriyle ele alan sanatçı Aslan, gösterişli bir anlatımdan, anında kendini ele veren formlardan ve direkt sözlerden kaçınmış. Neonları birer çizgi gibi kullanarak, yerleştirmesinde desenin en sade haliyle sunmuş. Yerleştirmeyi oluşturan malzemeler, ham hallerine yakın bir noktada duruyorlar; fakat yine de sanatçının yarattığı kurgu içerisinde var oluyorlar.

Sergi 31 Ekim’e kadar devam edecek.

Adres: İstiklal Cad. Mısır Apt. 163/4 34430 Galatasaray Beyoğlu İstanbul

5. Demokratik Lüks – Rampa

“Güzellikle bayağılığı ve ikisinin arasındaki ilişkiyi araştırıyorum.” Düşüncesiyle yola çıkılmış bu sergi de yine görenlere geniş ufuklar sunar nitelikte. Yalnızca sanatçı kimliğiyle değil düşünür, öğretim üyesi, yazar ve küratör olarak da kültürel üretime önemli katkılarda bulunmuş Hüseyin Bahri Alptekin’in retrospektif sergisi “Demokratik Lüks”, sanatçının arşivinden seçilmiş çizimler, eskizler ve notları da dahil ederek, sanatçının düşünce süreçlerinin derinine inmeyi amaçlıyor. Hüseyin Bahri Alptekin’in vaatler ve bunların sıradan gerçeklikleri arasındaki farka hayranlığı bu sergiye ilham vermiş. Özellikle Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonraki dönemde insanlar ve nesnelerin coğrafyalar arasındaki hareketliliğini gözlemleyen bir sanatçı olan Alptekin, kendisi de bir gezgin olarak, Batı modernitesinin kıyıları kabul edilen coğrafyalarda vahşi kapitalizmin ortaya çıkış biçimlerini inceleyerek ortaya çarpıcı eserler çıkarmış.

14 Kasım 2015’e kadar sürecek sergi, Rampa’da sergileniyor.

Adres: Şair Nedim Cad. No: 21A Beşiktaş/İstanbul

6. 4, 3, 2, 1, Zero. Geleceğe Geri Sayım Başladı! – Sakıp Sabancı Müzesi

Beni derinlemesine etkileyen bir diğer sergi de “Geleceğe Geri Sayım Başladı!” sergisi oldu.  2. Dünya Savaşı sonrası dünyaya hakim olan durağan ve olumsuz atmosfere bir cevap olarak doğan ve adını bir roketin kalkmasından önceki geri sayımdan alan ZERO akımına odaklanıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan çıkmış bir kuşağın yarattığı bu akım, umut ve başlangıç vurgusu yapıyordu. ‘Zero başlangıçtır, Zero sessizliktir’ diye başlayan manifestosundan da anlaşılacağı üzere, sanatı başa döndürmeyi, dünyaya umutla, yeniden bakmayı isteyen insanların kurduğu bu akım, sanatta sese, titreşime, maddeye yeniden bakma olarak karşılık buldu. Sergi, 1957 yılında Almanya’da doğan ZERO’nun kurucuları Heinz Mack, Otto Piene, Günther Uecker’in eserleri ile akımın tinsel öncülüğünü üstlenmiş önemli sanatçıların farklı tekniklerde ürettiği 100’ün üzerinde eseri bir araya getiriyor.

Sergi 10 Ocak 2016’ya kadar devam edecek. Aklınızı başınızdan alıp yeniden yerine getirecek türde olan bu sergiyi kesinlikle kaçırmayın.

Adres: Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan/Sarıyer İstanbul

7. Torunlar – Aidiyetin Yeni Coğrafyaları – DEPO

Komşuluk ilişkilerini kafaya takanlardansanız bu sergi tam size göre diyebilirim. Yıllardır iç içe yaşadığımız Ermeni’leri yakından tanımanın bir yolu olarak görüyorm bu sergiyi. Aidiyetin Yeni Coğrafyaları sergisi, Ermeni ulus aşırı toplumunda kişisel ve ortak bağlantılara, diaspora kimliklerini güçlendiren ve besleyen mekanizmalara ve bunların temsil şekillerine daha yakından bakmayı amaçlıyor. Bir hafta sonu komşunuzun dünyasına misafir olmaya ne dersiniz?

Sergi 1 Kasım 2015’e kadar devam edecek.

Adres: Lüleci Hendek Cad. No:12 Tophane/Beyoğlu İstanbul

8. Borusan Contemporary Görünenin Ardındaki – Perili Köşk

Çağdaş sanatçılar Krzysztof Wodiczko, Michal Rovner ve Zimoun’un dört özel eserinin görülebileceği “Görünenin Ardındaki”, her geçen gün daha da artan yabancılaşma ve güven eksikliği üzerinden göçmenlerin sorunlarına odaklanıyor. “Öteki olma” korkusunu büyük bir oda boyutunda dört özel eserle anlatan serginin en dikkat çekici parçasıysa Michal Rovner’ın 1 ton ağırlığındaki “Parçalanmış Zaman” isimli eseri.

Sergi 21 Şubat 2016’ya kadar devam edecek.

Adres: Baltalimanı Hisar Cad. Perili Köşk No:5 Rumeli Hisarı Sarıyer İstanbul

9. Büyük Cumhuriyet Karma Sergisi – Bahariye Sanat Galerisi

İlk çağlardan günümüze ruhsal hastalıkların tanısı ve tedavisinde kullanılan yöntemleri konu edinen sergi, toplumun konuya yaklaşımı, bu serüvenin ana oyuncularından olan bilim insanları ve hekimler, ilginç görsel ve canlandırmalarla ‘‘Görmezden Gelmeyelim – Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni” ismiyle başlayacak.

Sergi 15 Kasım’a kadar devam edecek.

Adres: Caferağa Mah. Kadife Sk. Kızıltunç Apt. No:1/1 (Rexx Sineması Karşısı) Kadıköy İstanbul

10. Nerden Geldik Buraya – SALT
Benim listemin başında bu aralar “Nerden Geldik Buraya” sergisi var. 1980 askerî darbesinden sonra ortaya çıkan toplumsal hareketler ve popüler kültür ögelerini irdeleyen sergi, bu bağlamda Türkiye’nin yakın geçmişiyle bugünü arasındaki ilişkiyi görünür kılmayı amaçlıyor. İlkinde doyamadığımdan olsa gerek iki kere gezdiğim bu sergi sık sık içimi burksa da karşıma çıkan herkesi gitmek için zorluyorum. Bana göre sergi tam anlamı ile “Değişime karşı değişmeyen milli irade”, benim gözümden sergiyi incelemek isterseniz sizi “80’lerden bu güne, değişime karşı “Milli İrade”!” yazıma da beklerim.

Sergi 29 Kasım’a kadar devam edecek. 

Adres: Bankalar Cad. No: 11, Karaköy/Beyoğlu İstanbul

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • GÜNDEME TAKILANLAR

Müze ücretlerine zam! Ayasofya ve Topkapı Sarayı’na giriş 72 TL