“Existence” albümüyle Avusturyalı dahi piyanist ve besteci Johann Nepomuk Hummelin daha önce kaydedilmemiş eserlerini seslendiren piyanist Seray Kalelioğlu, “İlk albümde bu kadar değerli bir besteciyi yeniden günümüze kazandırmak istedim” diyor.

HARUN KARABURÇ

Piyanist Seray Kalelioğlu, Avusturyalı dahi piyanist ve besteci Johann Nepomuk Hummel’in seçili piyano eserlerinden oluşturduğu “Existence” albümüyle kaydedilmemiş eserlere hayat veriyor. Büyük besteci Mozart’ın öğrencisi ve Beethoven’in hem arkadaşı hem rakibi olan Hummel, döneminde oldukça ünlü bir piyanist olarak tanınıyordu. “Existence” albümü Hummel’in küçük yaşlardan itibaren piyanist olarak var olma serüvenini anlatan kısa eserlerden oluşuyor. “Alla Polacca, Allegretto and Gigue, An Alexis, Andantino, Assembly Waltz, Marcia (NC01-06)” ve “Six Easy Pieces (Op.42)” adlı ilk kez kayıt edilmiş eserlerden oluşan albümün en çarpıcı özelliği ise Hummel’e bir saygı duruşu niteliğinde olması. 2018’den itibaren İTÜ MİAM’da Piyano Festivali’ni düzenleyen Kalelioğlu ile söyleştik.

İlk solo albümünüz ‘Existence’ta Johann Nepomuk Hummel’in daha önce kaydedilmemiş Alla Polacca, Allegretto and Gigue, An Alexis, Andantino, Assembly Waltz, Marcia (NC01-06)” ve Six Easy Pieces (Op.42)” eserlerini yorumluyorsunuz. Bu eserler sizin için ne ifade ediyor?

İlk olarak çok az tanıdığım bir bestecinin keşfi diyebiliriz. Keşfin en güzel yanı önyargısız yaklaşıyor olmanız. Hummel’i tanıdıkça diğer bestecilere olan etkisini gördüm. Mozart’ın evinde 2 sene yaşamış olması sebebiyle eserlerinde Mozart etkisi mevcut. Piyano konçertosu ve solo piyano eserlerinde de romantik dönem bestecilerine nasıl bir ilham kaynağı olduğunu duyabiliyorsunuz.

Repertuvarı kaydetmeden önce bestecinin birçok eserini deşifre ettim. Sonrasında bu kısa eserlerde karar kıldım. Daha önce kaydedilmemiş olduklarını fark etmem beni çok heyecanlandırdı. Ayrıca eğitmen yönümle de bu eserlerin öğrencilere bir müzikal formu anlatırken ne kadar etkili olabileceğini gördüm.

“DEMODE” BULUNMUŞ

Sizce Hummel’i çağdaşlarından ayıran en önemli özellikler neler? İlk albümde neden onu seçtiniz?

Hummel yaşadığı dönemde çok ünlü bir piyanist. Dahi çocuk olarak görülüyor. Mozart, onun eğitiminde ve tanınmasında yardımcı oluyor. Ayrıca ünlü besteci Beethoven ile rakip görülüyor. Arkadaşlar fakat aralarında bir çekişme söz konusu.

Yine başka bir ünlü besteci nam-ı diğer “baba” Haydn’ın yerine Esterhazy’de görev alması önemli bir durum. Hummel, besteci olarak tanınmakla beraber eğitmenlik yönüyle de biliniyor. Kısacası Hummel oldukça önemli bir klasik dönem bestecisi fakat zamanla “demode” bulunarak eserleri çalınmamaya başlanmış. İlk albümde onu seçme sebebim bu kadar değerli bir besteciyi yeniden günümüze kazandırmak.

Hummel dışında özel olarak ilgilendiğiniz besteciler var mı? Repertuvarınızda hangi besteciler var?

Albüm kaydından önceki dönemde uzun bir süre Norveçli besteci Edvard Grieg’in eserleriyle iç içeydim. Yüksek lisans bitirme projemi Grieg üzerine yazmıştım. Birçok eserini dinledim, hakkında araştırmalar yaptım. Onun hakkında anlatımlı resitaller verdim. Çok keyifli bir süreçti. Repertuvarımda Beethoven, Chopin, Schubert gibi bestecilerin olmasının yanı sıra Prokofiev, Bartok, Saygun da çalmayı seviyorum.

FESTİVALİ GENİŞLETMEK İSTİYORUZ

2018’de ilk kez İTÜ MİAM çatısı altında bir Piyano Festivali düzenlediniz. Festival bu yıl da 23 Mart’ta gerçekleşti. Nasıl geri dönüşler aldınız? Memnun kaldınız mı? Dinleyicilerin ilgisi nasıldı?

Piyano Festivali süreci gerçekten çok farklı bir tecrübe. İTÜ MİAM mezunu olarak piyano bölümü mezunlarımızı bir araya getirmek, yönetimin desteğiyle organizasyonu sürdürmek inanılmaz keyifli. Bizler bir araya gelmekten çok mutlu olduk. Ben organizasyon ve tanıtımlarla ilgilendim ve festivalde piyanist olarak yer aldım.

İlk sene üst üste 4 konser, ikinci sene 3 konser düzenledik. Açıkçası her konserde çok sayıda izleyici olması mutluluk vericiydi. Konserler ücretsizdi. İlgi de çok güzeldi. 2019 yılında düzenlediğimiz festivalin teması “Yolculuk” idi. İTÜ MİAM’ın 20. yılına özel seçtiğimiz bir temaydı. Her müzisyen kendi yolculuğu veya bestecinin yolculuğu ile bağlantılı eserler seçti. Festivali sponsor almadan kendi imkanlarımızla gerçekleştirmenin gururunu yaşadık. Tabii ki geliştirmemiz gereken şeyler de var.

Bu festivali genişletip birkaç güne yaymak gibi bir planınız/ programınız var mı?

İTÜ MİAM yönetimiyle konuştuğumuz ve değerlendirmeye aldığımız bir konu ancak şu anda netleşmiş bir bilgi yok.

İNTERAKTİF BİR RESİTAL

Anlatımlı konserleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Eğitmen yanımın olması sebebiyle konserlerimde anlatmak da istiyorum. Klasik Müzik çok anlatılan ve konuşulan bir müzik türü değil. Ulaşılabilir konser sayısı da nüfusa göre oldukça az. Aslında filmlerde, tiyatrolarda, çizgi filmlerde hatta pop müzikte bile sıkça klasik müzik kullanılıyor. Anlatımlı resitalden çok interaktif bir resital gerçekleştiriyorum. Arka planda bir sunum oluyor. Önce besteciyi anlatıp sonra eseri çalıp anlatıyorum. Bu süreç soru-cevap oluyor. İçerik aynı olsa da kime anlattığıma göre sunumu şekillendiriyorum. Seyircinin bilgi seviyesi, ilgisi ve tepkisi akışın dinamiğini tamamen değiştiriyor. Çocuklarla yarım saat yetişkinlerle ortalama 1 saat civarında gerçekleştiriyorum. Süreye sadık kalmak izleyicilerin konsantrasyonu açısından çok önemli. Her yaş grubunun farklı ihtiyaçları var. Eğitmenlik tecrübemden beslenerek bunları tespit ediyorum.

Yaklaşan konserleriniz var mı?

Önümüzdeki aylarda yeni projelerimize odaklanacağız. İkinci albümün hazırlıkları için çalışmakla beraber Ocak ayında Tan Sağtürk Akademi Cadde ve Ataşehirde velilere yönelik gerçekleştirdiğim seminerlerle de piyano eğitimi hakkında farkındalık yaratmaya devam edeceğiz.

“Existence” albümünü aşağıdaki linklerden dinleyebilirsiniz:

https://open.spotify.com/album/24HkTHuT82mrijZ4dKhqzP?si=0z7B4KMIRC2t9Wgun0z4ng

https://music.apple.com/tr/album/existence/1485102331?l=tr

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR