damlakapak

Özlem Özgür Özcan / [email protected]

Fransa’da yaşayan yönetmen Damla Yolaç ve fotoğrafçı Denef Huvaj’ın hazırlıklarını sürdürdüğü Canlar Ülkesi: Abhazya isimli belgesel, dünyanın en genç cumhuriyetlerinden birini konu ediyor. Damla Yolaç’ı çoğumuz “First Kiss” projesi ile tanıyoruz. Geçen yıl gönüllü katılımcılarla hayata geçirdiği “Tanımadığın Öpücük” videosunun ardından şimdi de “Canlar Ülkesi: Abhazya” belgesel projesi ile karşımızda. Damla ve yol arkadaşı Denef Hujav’in bu belgeseli çekebilmesi için yine gönüllülere ihtiyacı var. Fongogo’da başlattıkları bağış kampanyasından elde edilen gelir ile çekilmesi planlanan belgeselin çalışmaları Eylül ayında başlayacak. İşte Damla Yolaç’ın ağzından Abhazya ve daha fazlası…

poster_black1

 

“Uzuuuuuun bir geçmişi olan ve bugün çok az ülke tarafından tanınan bir cumhuriyet Abhazya.”

– Canlar Ülkesi Abhazya’nın hikayesi nasıl başladı?
Türkiye, Ürdün, Suriye gibi Çerkesler’in yaşadığı bazı ülkelerin köylerinde belgesel çekmeye hazırlanırken, Çerkes Köyleri fotoğraf projesini takip ettiğim Denef Huvaj’ın geçen yıl Abhazya’da yaşadıklarını anlatmasıyla Abhazya’dan etkilendim. Bir anlamda, Denef’in Çerkes Köyleri projesinin köklerimizi ve kültürümüzü yaşatmak için vicdanımı rahat hissettirdiğini fark ettim ve Abhazya’ya yöneldim.

– Damla Yolaç ve Denef Huvaj ilk kez mi bir projede bir araya geliyor?
Evet. Denef’in Çerkes Köyleri projesi ve benim Çerkes Köyleri belgeselimi konuşurken Canlar Ülkesi: ABHAZYA’ya geldik. İyi de geldik.
– Abhazya çok genç bir ülke. Bu gençlik size malzeme bulmak konusunda bir problem yaşattı mı?
Bugünkü Abhaz topraklarında, M.Ö 4000 yıllarından beri Abhaz kabilelerin yaşadığı düşünülüyor. Roma İmparatorluğu tarafından yıkılan ve şu anki sınırlarla Gürcistan’dan Türkiye’ye uzanan Kolhis Krallığından, Bizans imparatorluğunun himayesine girmiş Lazika yani Lazların Ülkesine, Gürcü Krallığının yok olmasıyla ortaya çıkan İmereti Krallığına ardından da Osmanlı’nın Abhazya Krallığını ele geçirmesine kadar uzuuuuuun bir geçmişi olan ve bugün çok az ülke tarafından tanınan bir cumhuriyet Abhazya. Çok yakın tarihte Gürcistan ile büyük kayıpları olan bir savaştan çıktı.
Diğer Kuzey Kafkas halklarıyla aynı köke ama fakat farklı kültüre sahipler. Bu kültürün ismi ‘Apsuara’. Abhaz, Megren, Hemşinli ve Rusların yaşadığı, bugün gerçek bir demokrasi örneği olan, bizim için çok ilginç ve güzel bulduğumuz bir coğrafyaları var.

– Çekimler Eylül’de başlayacak, Abhazya’da kalmak konusunda çekinceleriniz ve sizi heyecanlandıran şeyler neler?
Bir kere Sivas’ta hiç beklemediğim bir anda masaya kelle geldi, sabah kahvaltısı yapacağımızı sanıyorduk. Böyle şeylere bakamıyorum. Kiminle konuşsak kocaman sofralardan bahsediyor, büyük parça et falan çekmem gerekirse Abhazya’da diye şimdiden endişeleniyorum.
Abhazya büyüleyici bir yer, dağı bile konuşuyor. Sabırsızlanıyoruz gitmek için tabii ki.

– “İleride Abhazya’da yaşamak isteyebilirim” der misiniz?
Özellikle yaşamak istediğim bir yer yok ama Abhazya’ya bir kere giden bir daha mutlaka gidiyor.

– Belgesel yalnızca Abhazya ile mi sınırlı?
Bu belgesel Abhazya’da çekilecek ve yalnızca orayla ilgli, daha sonra en başta aklımızda olan Çerkes Köyleri belgeseli yapar mıyız, bugünden bilemiyoruz. çok yoğun ve uzun çalışma gerekiyor. şimdilik hedef Canlar Ülkesi: Abhazya’yı tamamlamak.

– Proje devam niteliği taşıyor mu? Abhazya’dan sonra aklınızda başka ülkeler var mı?
Devamını yaparız diye bir planımız yok ama sürgün yoluyla ilgili ufak bir şey yapmak istiyoruz ileriki zamanlarda. Biliyorsunuz, çok büyük bir sürgün ve soykırım yapıldı bu topraklarda.

“Özgür ve bağımsız olabilmemiz için bu dayanışmaya ihtiyacımız var.”

– Belgeseliniz için Fongogo üzerinden bağış kampanyası başlattığınızı biliyoruz. Nasıl gidiyor kampanya, beklediğiniz tutara yakınlaşabildiniz mi?
Yakınlaşmadık henüz ama birçok yere ulaşmış ve en azından helallik almış olduk ki çok önemli bu. İnsanlar 151 yıl önce soykırım ve sürgünle koparıldıkları ve belki de hiç görmedikleri bir toprağa özlem duyuyor. İyi dilekleri bizim için çok kıymetli.

– Dileriz ki Fongogo kampanyası hedefine ulaşsın. Son 9 gün kala bağışlarına talip olduğunuz insanlara ne söylemek istersiniz? Neden bu projeye bağış yapmalılar?
Teşekkür ederim.
Film yapmanın binlerce yolu yok. Bu ve benzeri azınlık hikayelerinin bırakın anlatmayı yaşatılması gerekiyor. Dünya çok küçük bir yer, birbirimize benzediğimiz kadar da öğrenmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Kitlesel fonlanma, dayanışma içinde olmamız için çok doğru bir yol. Özgür ve bağımsız olabilmemiz için bu dayanışmaya ihtiyacımız var. Belgeselin dışında, Denef Huvaj’ın hazırlayacağı bir kitap olacak. Belgesel ne kadar kaynak ise kitap da en az o kadar önemli.

Bu güzel ve bir o kadar tatlı sohbet için Damla Yolaç’a tekrardan teşekkür ediyor, değerli projelerine destek olmak isteyenler için fongogo adresini buraya bırakıyoruz. (https://www.fongogo.com/p/canlar-ulkesi-abhazya)

Projeye maddi destekte bulunamayan gönüllülere de çağrı yapıyorlar:

  • Ekipmanınızı paylaşabilir
  • Kurgu aşamasında sponsor olabilir
  • Belgeselimizin dağıtım aşamasında festivallere ulaşmamıza yardım edebilir
  • Kitap basım aşamasında matbaa sponsoru olabilir, tasarımına yardım edebilir
  • Proje linkimizi paylaşarak daha çok kişiye ulaşmamızı sağlayabilir
  • Aklımıza gelmemiş konularda fikirlerinizi paylaşarak bize güç verebilirsiniz

 

 

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR