Burun Sanatı ve Meme Sanatı kitaplarının ardından Dudak Sanatı’nda estetik açıdan ideal dudak şeklini heykel ve resim sanatından seçtiği öncü eserler üzerinden anlatan sanatçı ve estetik cerrahi uzmanı Dr. Güncel Öztürk, “Ben canlı sanat yapıyorum” diyor.

HARUN KARABURÇ

Estetik, plastik cerrahi uzmanı Dr. Güncel Öztürk, Burun Sanatı ve Meme Sanatı kitaplarının ardından Dudak Sanatı’nda estetik açıdan ideal dudak şeklini heykel ve resim sanatından seçtiği öncü eserler üzerinden anlatıyor. Dudakların yapısal özellikleri, kökenlere göre farklılıkları, resim ve heykel sanatında dudak temasının işlenişi, ideal dudak şeklinin tarihsel süreci hakkında bilgiler veren Öztürk, sanatçı kimliğiyle ürettiği eserlerle de cerrahi ve sanat arasında bir köprü işlevi görüyor. Babası Türkiye’nin önemli heykel sanatçılarından Abdülkadir Öztürk. Dolayısıyla sanat ve sanatçılarla dolu bir gençlik dönemi geçirmiş. Öğrencilik yıllarında yazlarını babasının atölyesinde değerlendirmiş. Çekirdekten sanatçı diyebiliriz onun için. Güncel Öztürk ile bir araya gelip hem Doğan Kitap’tan çıkan Dudak Sanatı’nı hem de sanatçı kişiliğini konuştuk.

Kitabı da anlatmanızı isteyeceğim fakat önce biraz sanatla ilişkinizden başlamak istiyorum. Her şey nasıl başladı?

Çocukluğumdan beri sanat dünyasının içindeyim. Babam heykeltıraş. O da sanatçı bir aileden geliyor. Babamla atölyeye gidip ben de kendime küçük heykeller resimler yapıyordum.

BABAM BENİM OKULUM OLDU

Babanız yönlendirir miydi?

Ben aslında güzel sanatlar fakültesine hazırlanıyordum. Üniversite sınavında dereceye girince, bu başarı boşuna gitmesin dedik. Babam da o sıralar öğretim görevlisiydi Mustafa Kemal Üniversitesi’nde. Hatta orada heykel bölümünün kuruculuğunu da yaptı. Bir meslek sahibi olmam konusunda yönlendirdi beni. Sanatımı da her zaman yapabileceğimi söyledi. Öyle de oldu.

Sanat eğitimi almayı hiç düşünmediniz mi?

Babam zaten sanatçı, onun tüm çevresini biliyorum. Okulunda büyüdüm. Öğrencilerinin hepsini gördüm, ben de içlerinde büyümüş oldum. Dört senelik eğitim de yetmiyor, aslında yaşayarak öğrenmek gerekiyor. Aile ortamında okudum sayılır. Ya çizim yapar ya heykel yapardı. Yaz tatillerinde ben hep atölyeye giderdim. Zımpara yapardım. Babama yardım ederdim. Babamdan çok şey öğrendim.

Sanat ve cerrahlık arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

Sanatta ve plastik cerrahlıkta estetik kavramları birbirine yakın. Estetik cerrahide zaten biz canlı sanat yapıyoruz. Yüze bir form, tasarım yapıyorsunuz. Biz genel cerrahlardan çok farklıyız. O yüz yapısına göre bir form veriyoruz. Bütünleşmesi gerekiyor yüzün diğer taraflarıyla. Bütünleşen form sizi de cezbediyor. Söz konusu çok güzel bir burun, dudak yapmak değil. Bütünlük vermek önemli.

KÖKENLERİNE İNDİM

Yeni bir sergi hazırlığınız var mı?

Yeni dönemde çalışmalarım var bir yandan heykel ve yağlıboya çalışmaları devam ediyor. 2020’de kişisel bir sergi olacak. Muhtemelen yaza doğru olacak.

Güzellik algısı yüzyıllar içinde çok değişiklik gösteriyor. Sanat tarihi kitaplarında da bunun örneklerini görüyoruz. Siz Dudak Sanatı’nda güzellik algısını nasıl ele aldınız?

Güzellik algısı kültürden kültüre de değişiyor. Dönemsel olarak da değişiyor. Coğrafyadan coğrafyaya değişiyor. Güzellik algısında haz almanız gerekiyor. Mutlu olmanız gerekiyor. O zaman bu güzellik içine dahil ediliyor. Nesnel güzellik dünyada kabul görüyor. Öznel güzellik, her insana göre değişiyor. Ülke ülke dudak yapılarını göstermeye çalıştım. Kökenlerine göre dudak yapılarını anlattım. Resimlerde ve heykellerde dudak temalarını işledim.

Dudak yapılarını tanrıçalarla adlandırdım

Son olarak medyatik bir soru sorayım. Size gelen Türk kadınları nasıl dudaklara sahip olmak istiyorlar?

Ben dudak yapısını dört bölüme ayırdım. Venüs, Hera, Eros ve Afrodit dudağı. Aşk ve güzlelik tanrıçalarıyla adlandırdım. Venüs dudağında 1,618 oranı var. Afrodit bire bir. Üst ve alt eşit dolgunlukta. Eros, yayının daha keskin. Hera dudağı alt, üste göre daha geniş. En çok Venüs isteniyor sonra da Afrodit dudağı. Böyle bir sınıflandırma literatürde yok, bana ait. Literatüre geçirmeye çalışıyoruz.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • EDEBİYAT

Canan Tan anlattı… İstismar mağduru 20 kadın Issız Kadınlar Sokağı’nda…