Sanat tarihimizde çok önemli bir yeri var Eyüboğlu ailesinin… Sabahattin Eyüboğlu, Bedri Rahmi Eyüboğlu… Anadolu pınarından beslenen aile edebiyattan resme, sanatın birçok alanında en zengin üretimlere sahip… Eyüboğlu ailesinden bir sanatçı daha var: Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eşi Eren Eyüboğlu.

Eren Eyüboğlu’nun işlerinden oluşan “Ana Yurduna Göçen Ressam” sergisi CerModern’de son haftasına giriyor.

Öncelikle Eren Eyüboğlu’nun hayatı bir parantez açmak istiyorum… CerModern’in sergi hakkında hazırladığı şahane bir broşür var. Burada sanatçının hayatı, dönüm noktaları ve işleri hakkında güzel ve bilgilendirici bir metin hazırlanmış. Ziyaretçiler için arşivlenecek küçük kitapçıkta birçok bilgiye ulaşmak mümkün.

Gerçek adı Ernestine Leibovici olan Eren Eyüboğlu, 1907 yılında Romanya’nın Yaş kentinde dünyaya gelir. Varlıklı ve kalabalık bir aileye mensuptur. Resme olan yeteceği küçük yaşlarda farkedilir ve bu yaşlarda resim dersleri almaya başlar. Yaş Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitirdikten sonra 1929’da Paris’e gönderilir. Dört yıl boyunca Lhote Atölyesi’nde (Bu atölyede eğitim alan çok sayıda Türk ressam da var) resim çalışır. Manet ve Cezanne gibi Fransız ressamlardan etkilenir. Bedri Rahmi Eyüboğlu ile de bu atölyede tanışır.

Ernestine 1934 yılında ülkesine döner ve burada sergiler açar. Bu süre zarfında Bedri Rahmi ile mektuplaşmaları sürer ve çift 1936 yılında evlenir. Eren Eyüboğlu’nun hikayesi işte bu tarihten sonra başlar…

“Türkiye’yi hiçbir zaman ikinci yurdum olarak görmedim. 1936 yılından beri anayurdum oldu.  Daha önce bilmediğim, tanımadığım nice değerler, bana çizip boyama, yaratma coşkusu veren değerler buldum yeni ülkemde…”

Eyüboğlu ailesinin sözü hep Anadolu üzerinedir. Sabahattin Eyüboğlu köyü, köy yaşamını ve köylüyü hep ön planda tutar. Köy Enstitüleri’nin kuruluşunda da Eyüboğlu ailesinin izlerini görmek mümkündür. Kızkardeş Mualla Eyüboğlu İsmail Hakkı Tonguç ile birlikte enstitülerin kuruluşunda önemli rol oynamıştır. Sabahattin Eyüboğlu da bilfiil enstitülerin içindedir, buralarda kültür tarihi dersleri vermiştir. Hal böyle olunca Eren Hanım Anadolu motifleriyle süslü bir ailenin içinde bulur kendini. Ve benliğini…

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Anadolu’yu görmüş Pisanello” sözleriyle tarif ettiği Eren Hanım, sanatında hep Anadolu’dan beslenir. İşlerinin temelini de bu anlayış oluşturur. Eşiyle birlikte Anadolu’nun dört köşesini gezer. Resimlerinde yarı soyut ve dışavurumcu denebilecek bir doğa görüşüyle Anadolu insanını ve geleneksel yaşama dair konuları sanatının temeline oturtur. Sergide bunun yansıması olan çok sayıda eser görmek mümkün. Anadolu gelinleri, hanlar, peyzajlarda öne çıkan hep Anadolu yaşamıdır. Folklorik özellikleri plastik değerlerle bütünleştirdiğine tanık oluyoruz. Kontrplak üzerine yağlı boya tekniğiyle yaptığı Bursa Pekmez Han, Kurbanlar, Şarköy Kilimli Portre bunun en güzel örnekleri arasında… İstanbul’da önce Tophane’de ardından Beylerbeyi’nde ikamet eden Eyüboğlu çifti, şehrin en güzel noktalarını gören evlerinde İstanbul peyzajlarına da imza atmış. Sergide hepsini görebilirsiniz.

“İstanbul’u ilk kez 1933’de, Ankara’yı 1937, Edirne’yi 1938’de gördüm… 1942’de Antalya’y tekrar geldim. Devlet, 1945’te beni Bursa’ya yolladı, Orhaneli ve Çöreler köyünün gördüm. 1955’te Antalya’ya yolandım. Bedri ile beraber kendi olanaklarımızla Anadolu’da görmediğimiz pek az yer bıraktık.”

215 eser arasında dolaşırken natürmortlar, portreler ve peyzajlar arasında kayboluyor ve Eren Hanım’ın çokyönlülüğüne tanık oluyoruz. Batıda doğup büyüyen, eğitim alan bir ressamın yüzünü Anadolu’ya dönmesi, sanatının temeline folklorü oturtması noktasında güzel bir tanıklık bu sergi… Sanatçı bizi her adımda daha çok şaşırtıyor ve iç dünyasına çekiyor…

PORTRELER, OTOPORTRELER…

Serginin önemli bir kısmını ise portreler oluşturuyor. Eren Hanım’ın 1927 tarihli ilk otoportressine rastlıyoruz. Ardından farklı yıllara yayılan otoportreleri hem kendinin hem sanat serüveninin olgunlaşmasını yansıtıyor. Bu bakımdan çok kıymetli.

Otoportrelerin arasında çeşitli portreler de var elbette.. Bunlar arasında Eyüboğlu ailesi öne çıkıyor. Kitap okuyan Sabahattin Eyüboğlu, eş Bedri Rahmi, “Balnene” adıyla resmettiği kayınvalideyi izlemek keyif veriyor. Eren Hanım’ın çizgileriyle aile üyelerinin yanı sırada yazarlar, şairler, devlet adamları da tanışmış. Serginin giriş kısmında yer alan Orhan Veli, Halikarnas Balıkçısı, Aşık Veysel, Mustafa Kemal Atatürk, Fahri Korutürk bu isimlerden bazıları…

Vefatına kadar Türkiye’de yaşayan Eren Eyüboğlu burayı kendi vatanı olarak gördüğünü söylüyor her seferinde. Tabloların arasında kaybolurken duvarlara yazılı metinlerden sık sık size sesleniyor… Eren Eyüboğlu’nun anısının daha çok yaşaması, yaşatılması dileğiyle…

Seray ŞAHİNLER DEMİR / seray@sanatindibi.com

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • HABERLER

Picasso’nun 20 yıl önce çalınan tablosu Amsterdam’da bulundu

  • GÜNDEME TAKILANLAR

Çiçero'nun bileti 1 TL'ye düşürüldü, Box Office listeden çıkardı