Seray ŞAHİNLER DEMİR / seray@sanatindibi.com

“Bütün Bir Ömür” romanıyla Türkiye ve dünyada adından sıkça söz ettiren Avusturyalı yazar Robert Seethaler’ın yeni romanı “Tütüncü Çırağı” Türkçede. Jaguar Kitap etiketiyle yayımlanan roman, okuru II. Dünya Savaşı’nın tam ortasına, Viyanaya götürüyor.

17 yaşındaki Franz Huchel’in öyküsü bu.

Franz annesiyle birlikte Salzkammergut’ta bir yaşam sürmektedir. Genç Franz, annesinin isteğiyle, meslek edinmek için -annesine gönül borcu olan- tütün mamulleri satıcısı Otto Trsnjek’in yanına, Viyana’ya gönderilir.

1919’dan beri açık olan, gazete, kırtasiye ve tütün malzemeleri satan Trsnjek Tütün Dükkanı’nda çalışmaya başlayan Franz,  işi öğrenirken dükkana gidip gelen müşterilerle tanışmaya başlar. Zira ustası ona,”Müşterileri ezberle. Alışkanlıklarını ve tercihlerini aklına kazı. Hafıza, tütün satıcısının sermayesidir” diye öğütlemiştir. Trsnjek’in seçkin müşterileri arasında Franz’ın hayatını değiştirecek bir isim vardır: Prof. Sigmund Freud!

Freud, bu hevesli gencin sorularını yanıtlamaktan zevk duyar. Bir gün meraklı Franz’ın sorusuna “Gençsin, temiz havaya çık. Gez. Eğlen. Kendine bir kız bul” yanıtını verir. İşte bu genç adamın hayatındaki dönüm noktalarından biri olacaktır. Freud’un sözlerine kafa yorarken bir gün karşısına gizemli “Anezka” çıkar. Hiçbir zaman elde edemeyeceği bu kadına sırılsıklam aşık olur. Ona olan aşkı Franz’ın kendisi olma yolundaki ilk adımı olacaktır..

Franz’ın hikayesine paralel olarak II.Dünya Savaşı altındaki Avrupa’nın barut kokularını da duyuyoruz. 1937-1938 Hitler’in iktidarının en güçlü olduğu yıllar. Genç Franz, Viyana’ya gelişiyle şehrin dört yanını gamalı haçlar, Führer posterleri sarmıştır. Gestapo her yerdedir! Evlerinden, işyerlerinden, sokaklardan alınan Yahudiler için başta Dachau Toplama Kampı olmak üzere acı dolu yolculuklar başlamıştır. İştahlı Nazi yandaşları bir gün Yahudi ustası Trsnjek’in dükkanı “Yahudiler buradan alışveriş yapıyor”yazılarıyla fişlenir. Pislik, cam kırıkları, kan tavuk kafaları, kokmuş bağırsak yığınları ile yapılan bu saldırıya Franz da tanık olmuştur. O da artık hiçbir şeyin eskisi gibi ol-a-mayacağını anlamıştır.

BİR İNSAN ÖYKÜSÜ

Roman, Seethaler’ın akıcı diliyle, boşluklar bırakmak yerini bütüne giden bir örgü kurması kurguyu diri tutmayı başarıyor. Yazarın başarılı anlatımı, romanını derdini anlatmakta büyük pay sahibi. Fakat Sigmund Freud ile Franz arasındaki diyalogların daha güçlü olsaydı! yönünde bir beklentiye girebilir.

Tütüncü Çırağı, II.Dünya Savaşı’nın tam ortasında geçen bir insan öyküsü. Romanın başarısı, toplumsal gelişmeler eşliğinde bir bireyin içselliğini harmanlamasından geliyor. Salt bir dönem romanı olarak değil, savaş dönemindeki bir gencin iç sesine odaklanan, ona kendisini keşfetmesini sağlayan dönüm noktaları sunan hayatından bir seçki sunuyor. Bu noktada, bir savaşı romanı beklemek sizi yanıltabilir. Siyasi çalkantıların içinde kendisini Freud eşliğnde keşfeden bir gencin kişisel bir öyküsü bu…

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR