Arda AYDIN 

Mart ayının 27. günü, her yıl tüm Dünya’da Tiyatro Günü olarak kutlanır. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü tarafından 60’lı yıllarda alınan bir kararla bu gün, Dünya Tiyatro Günü oldu ve tüm tiyatrolar bu günde çeşitli etkinliklerle kutlamalara katıldılar. Ücretsiz gösterimler yaptılar, yeni bir oyunun ilk temsilini 27 Mart’a denk getirdiler, çok ünlü oyuncular sahneye çıktı vesaire. Bu özel günün ehemmiyetine ithafen uluslararası düzeyde kabul görmüş tiyatro insanları dünya koşullarını da gözeterek bildiriler yazdılar, yayımladılar ve her geçen sene daha önemli bir hale geldi tiyatro günü. Öyle ki artık biz tiyatro insanları için 27 Mart haftası bir bayram telaşında geçiyor.

Bu özel güne dair beni heyecanlandıran şeylerin başında yıllardır çatısı altında sahneye çıktığım, evim dediğim Şehir Tiyatroları’nın ve ilk göz ağrım Devlet Tiyatroları’nın tüm temsillerini ücretsiz oynaması. Son yıllarda çok yüksek seviyede kültürel faaliyetlerin ve katılımların odağında olmadığımızı varsayarsak, bu mesele bu yıl ve belki önümüzdeki yıl daha da önemli hale gelecek. Birkaç senedir düşüş gösteren kültür sanat piyasasından tiyatronun da nasiplendiğini hesaba katarsak bu önemi daha iyi idrak edebiliriz sanırım.

Lafı çok uzatmadan konuya gireyim. Şehir ve Devlet Tiyatroları’nın 27 Mart akşamı ücretsiz oynamasının yanında bu yıl özel tiyatrolardan bazıları da oyunlarını sınırlı sayıda ücretsiz koltuk ayırarak oynayacak. Bu gerçekten özel tiyatroların altından kalkamayacağı ağırlıkta bir yük ama olsun; önemli olan bu gibi düşük zamanlarda harekete geçebilmek. Biz de bu yükün altına girdik ve Bir Yaz Gecesi Rüyası’nı Uniq İstanbul, Uniq Hall’de 27-28 Mart tarihlerinde salonun yarısına ücret almadan oynamaya karar verdik. Ayrıntılar için internet siteleri ve biletix’e bakabilirsiniz. Esas mesele bu girişime katılan tüm özel tiyatroların bu konuda desteklenmesi. Zaten tiyatroya gitmeyen ve hayatında bir tiyatronun kapısından bile girmemiş ve niyeti olmayan insanları hedeflemiyoruz zannetmeyin; onları da bir kere şu kapıdan sokalım hele istiyoruz. Son yılların moda deyimini biraz değiştirmek gerek artık sanırım; tiyatro evet iyileştirir, tiyatro düzeltir, tiyatro tamir eder, tiyatro düşündürür, güldürür, eğlendirir, ağlatır, sevindirir, mutlu eder ama asıl yeni söylenmesi gereken “TİYATRO FARKLIDIR”. Evet farklıdır, çünkü her akşam farklı bir hikayeyi canlı canlı, ete kemiğe bürünmüş şekilde izlersiniz. Evet farklıdır, çünkü her akşam aynı oyun oynanmasına rağmen bir gün önceki temsilden tamamen farklı bir ruhu zerk eder bünyeye. Farklıdır; aynı yazarın aynı oyununu farklı farklı tiyatrolar bin farklı şekilde sunar seyirciye. Farklıdır evet; bildiğinizden emin olduğunuzdan tamamen farklı bir bilgiyle sizi allak bullak edebilir. Farklıdır tiyatro; sevgiyi de, sövgüyü de hayatta duyamayacağınız cümlelerle karşınıza getirir. Belki o sözlerle sevdiğiniz birinin gözünde fark yaratırsınız. İşte tüm bu farklılık tiyatroyu özel ve farklı kılar. Oynayan için de, seyreden için de. Kutsal filan değildir bazılarının iddia ettiği gibi; farklıdır ve iyidir.

27 Mart haftasında tüm tiyatroları takip edin. Bulduğunuz her koltuğu doldurun. Üşenmeyin çıkın evden, işten, okuldan ve gelin. Emin olun her tiyatro sizi farklı karşılayacaktır. Kendinizi farklı hissedeceksiniz.

Şimdiden yazıyorum ki, o haftaya plan yaparken farklı hissedeceğiniz bir oyuna şimdiden ayırtın yerinizi.

27 Mart Tiyatro Gününüz kutlu mutlu olsun…

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR