İstanbul’daki ilk kişisel sergisini Borusan Contemporary’de açacak olan dünyaca ünlü video sanatçısı ‘Bill Viola hayat, ölüm, yeniden doğma üzerine düşünüyor. Algılarımıza ve farkındalıklarımıza meydan okuyor. Sanatçı zaman tecrübesini hemen hemen fiziksel, elle tutulur bir şeye dönüştürüyor. Zamanı yavaşlatarak iç dünyamıza bir kapı açıyor.’

HARUN KARABURÇ

Borusan Contemporary 2019/20 kültür sanat sezonunu iki yeni sergiyle karşılıyor. 14 Eylül Cumartesi günü ziyarete açılacak sergilerden ilki, medya sanatının öncü isimlerden Bill Viola’nın İstanbul’daki ilk kişisel sergisi olan Bill Viola: Geçici. Sergide sanatçının on yapıtı çağdaş sanat izleyicileri ile buluşturuluyor. Borusan Contemporary’de yer alacak diğer bir sergi ise Dr. Necmi Sönmez küratörlüğündeki Söylenir ve Yarım Kalır Bütün Aşklar Yeryüzünde II. Bu sergiyi geçen sezon Turgut Uyar’dan alınan ilhamla aralarında Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’na yeni dahil olan eserlerin de bulunduğu seçkiyi izleyiciye sunan serginin genişletilmiş olarak devamı olarak düşünebilirsiniz.

Sanatçı şüphe eder, soru sorar, cevap vermez

Ben ‘Bill Viola: Geçici’ ile başlamak istiyorum. Geçici, dünyaca bilinen sanatçının İstanbul’da açılan ilk kişisel sergisi. Video sanatında dünya çapında bir sanatçının işleriyle geç tanışıyor olmanın teessürü içinde sergiyi dolaşıyoruz. Hatta dolaşmadan önce sevgili eşi ve Bill Viola stüdyosunun direktörü Kira Perov bize Bill’in sanatsal yaklaşımı ve işleri hakkında pırlanta değerinde bilgiler veriyor. Mesela Viola, Perov’un anlattığına göre bundan beş yıl önce günlüğüne tam bir sanatçı metni olarak tanımlanabilecek şu notu yazmış: “Bugünün sanatçısı görünmeyen şeyleri temsil eder. İşlerin temelinde şüphe, bilmeme, kendini kaybetmek ve sorular var. Cevaplar değil. Bu hiçbir zaman varamamaya neden olacak ve böylece özgürlük özgürleşme mümkün olabilir.”

Viola’nın işleri aracılığıyla kendini çevreleyen dünyanın anlamını ve önemini arayan ucu açık bir yolculuk yaptığını kaydeden Perov, sözlerini şöyle devam ediyor: “Onun malzemeleri zaman, mekan ve ölçek. Bill hayat, ölüm, yeniden doğma üzerine düşünüyor. Algılarımıza ve farkındalıklarımıza meydan okuyor. Bill zaman tecrübesini hemen hemen fiziksel, elle tutulur bir şeye dönüştürüyor. Zamanı yavaşlatarak iç dünyamıza bir kapı açıyor. Hayatın en gizli yönlerini açığa çıkarıyor. Nesneler ve eylemlerle ilgili uzun gözlemler yaparken aynı zamanda bir şeye uzun zaman bakarsanız özünün görünür olduğunu bize gösteriyor. Burada gösterilmekte olan on işin Bill’in yaratıcı hayatı boyunca üzerinde düşündüğü temaları görünür kılıyor. Sergide hareketli görüntünün hayatımızın kırılganlık ve geçicilikleriyle ilgili neler söyleyebileceğini görüyoruz. İnsan halleri farklı biçimlerde gösteriliyor.”

Sanat ruhu uyandıran bir armağandır

Yine Kira Perov’un anlattıklarına dayanarak Bill Viola’nın en sevdiği alıntılardan birinin İbn Arabi’ye ait şu sözler olduğunu öğreniyoruz: “Öz kıyıya sahip olmayan bir okyanus. Öze bakmanın bu dünyada ve diğerinde hiçbir başlangıcı ve sonu yoktur.” Bu alıntının sergideki birçok işi anlatmak için kullanılabileceğini belirten Kira Perov’a katılmamak elde değil. Viola’nın işlerini izlerken öze dair sorular içimizde yankılanmaya başlıyor. İşlerinin çoğunda kullandığı su, hayat ve ölüm arasındaki yeri temsil ediyor. İşlerinde kullandığı tüm malzemeyi nihayetinde pozitif metafora dönüştürüyor.

Bill Viola’nın Geçici sergisini gezerken 1995’te sarf ettiği şu sözler kulağımıza küpe oluyor: “Sanatı en büyük armağan olarak algılamak bu işleri neden yaptığımızın en temel nedenleriyle tekrar bağ kurmamızı sağlar. En başta sanata neden yakın olmak istediğimizi bize açıklar ve armağanla ilgili en önemli unsuru unutmamak lazım. Armağan ancak armağanın verildiği kişi armağanı kullanabiliyorsa armağandır. Bütün denklemin temelinde bu vardır. Bu yüzden de bütün sanat işlerinin sanat olabilmesi için işlevsel olması gerekir. Eğer izleyicilerim işleri gördükten sonra hayatlarında kullanabilecekleri herhangi bir imge, düşünce, farkındalıkla, hisle devam edebiliyorlarsa ismimi, işlerin isimlerini ya da kaç iş gördüklerini hatırlamasalar bile başarılı olmuşum demektir. Sanat ruhu uyandırmaktır.”

Kathleen Forde küratörlüğündeki bu muazzam sergiyi 13 Eylül 2020 tarihine kadar Borusan Contemporary’de hafta sonları görebilirsiniz.

Turgut Uyar’a bir parantez

Söylenir ve Yarım Kalır Bütün Aşklar Yeryüzünde II sergisi ise Dr. Necmi Sönmez’in geçen sezon Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’na katılan yeni eserleri Turgut Uyar’dan aldığı ilhamla izleyiciye sunduğu serginin devamı. Sergi, uluslararası çağdaş sanatın önemli isimlerini bir araya getirirken Turgut Uyar şiirinin imgeselliği, görsel sanatlar için özel bir parantez oluşturuyor. Video-heykelden fotoğrafa, neon yerleştirmelerinden interaktif dijital çalışmalara dek ‘deneysel’ yaklaşımları ön plana çıkaran sergi, 8 Mart 2020 tarihine kadar ziyarete açık.

Tekneyle sergi turu

Bu iki sergiyi ziyaret edeceklere not: Borusan Contemporary yalnızca hafta sonları 10.00–19.00 saatleri arasında açık. Müzede 11.00-18.00 saatleri arasında, her saat başı düzenlenen ücretsiz rehberli sergi turları bulunuyor. Ayrıca 16. İstanbul Bienali’nin ilk haftasına özel, Borusan Contemporary’deki sergileri görmek isteyen sanatseverler, 14-15 Eylül tarihlerinde Karaköy’den direkt Borusan Contemporary’ye sefer yapacak ücretsiz tekne seferleri ile müzeye ulaşım sağlayabilecekler. Sefer saatleri hakkında ayrıntılı bilgiye www.borusancontemporary.com adresinden ulaşılabilirsiniz.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • PLASTİK SANATLAR

“Hafıza-i Beşer: Osmanlı Yazmalarından Hikâyeler” ziyarete açıldı