Seray ŞAHİNLER DEMİR / seray@sanatindibi.com

İlk sayısından itibaren severek takip ettiğim Öykü Gazetesi’nin Şubat sayısında güzel bir sürpriz var.

Derginin 17.sayısında Suat Derviş’in Yeşil Elbise adlı öyküsü yer alıyor. Sürpriz ise öykünün ilk kez Latin harflerine aktarılarak yayımlanmış olması.

Suat Derviş’in bu öyküsü, Seval Şahin’in öncülüğünde, MSGSÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Zihin Kuşları Çalışma Grubu tarafından günümüz Türkçesiyle yayımlandı. Bu noktada ekip büyük bir teşekkürü hak ediyor.  Şahin’den aldığım bilgiye göre “Yeşil Elbise” Derviş’in 1923 yılında yayımlanan “Beni Mi?” kitabında yer almış.  Öykü bu kitaptan çevrilmiş. Kitaptaki diğer öyküler de Şahin’in öğrencileri tarafından çevriliyor. En kısa zamanda okurla buluşacak.

“…Baharı yeşil gözlerime çok benzediği için seviyorum…”

Öncelikle öyküden kısaca bahsetmek istiyorum. “Yeşil Elbise” genç, alımlı, sevecen bir kız olan Münevver’in öyküsü.  Yeşil elbisesini çok seven Münevver, birkaç günlüğüne teyzesi Sabiha’nın köşküne gider. Münevver teyzesine hayrandır, ondan güzel ve zarif olmanın sırlarını öğrenmektedir. Büyüyünce onun gibi olacaktır! Bir gün, yine yeşil elbisesini giydiği bir gün, bahçede bir adam görür. Bu adam evdeki telaşlı hazırlığın sebebi olan Nihat Bey’dir.

Münevver, Nihat Bey’i görür görmez ondan çok etkilenir. Rüyalarında gelin olduğunu Nihat Bey ile evlendiğini görmektedir. Fakat bu nazik beyefendinin teyzesi ile olan münasebeti günden günde artmaktadır. Bu durum Münevver’in sinirlerini iyice al üst etmektedir.

Nihat Bey’in yemeğe geldiği bir gün, yeşil elbisesiyle ona eşlik eden Münevver, gerçeği öğrenir. Teyzesi, ona Nihat Ney ile nişanlandığını söyler. Tüm duyguları alt üst olan genç kız artık yeşil elbisesinden nefret etmektedir!

GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR

Suat Derviş’in eserleri son yıllarda hak ettiği ilgiyi görmeye başladı. Yayın haklarını elinde bulunduran İthaki Yayınları, Derviş’i gündemde tutmayı başarıyor. Farklı yayınevlerinden ise yine Suat Derviş’in yaşam öyküsünü anlatan kitaplara rastlıyoruz. Liz Behmoaras’ın Doğan Kitap’tan çıkan “Suat Derviş” kitabı ile Osman Balcıgil’in Destek imzalı “İpek Sabahlık” gibi…

Suat Derviş, çağının ötesinde olan, hikaye, şiir, roman ve deneme dahil pek çok edebi türü denemiş bir yazar. Aynı zamanda bir gazeteci. Dönemin yazarları gibi bir toplumbilimci. Feminist bir bakış açısıyla, ataerkil kodları erkenden yapıtlarında ele almaya çalışmış ilk kadın yazarlardan. Meselesi insanla ve özellikle kadınlarla. Fosforlu Cevriye, Kara Kitap gibi romanlarında kadının dünyasına odaklanan, metinlerinde hayal kırıklıklarını, hırslarını, öfke ve mutluluğunu en derinden hisseden ve hissettiren yazar bu öyküde de yine bir kadın hikayesi ile karşımıza çıktı.

Suat Derviş’in varislerinden Bülent Dervişoğlu ile birkaç yıl önce görüşme imkanım olmuştu. Dervişoğlu, Suat Derviş’ten bahsederken onu güncel olarak görmenin hem okura hem edebiyatçılara faydası olduğunu söylemiş, hayattayken kaleme aldığı her şeyin bugün hala güncelliğini koruduğunu söylemişti. Bu noktada yazar hakkında ortaya çıkan her yeni keşif bu görüşleri doğrular nitelikte.

Suat Derviş’i daha çok okumaya ihtiyacımız var. Öykü Gazetesi’nde ve “Yeşil Elbise”yi bugüne ulaştıran herkese teşekkürler…

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR