kapakilyas

– Müjde.
– Hayırdır. Kimsiniz siz? Burası neresi?
– Boş ver bunları. Doğru soruya odaklan…
– Müjde ne?
– Hah… Demiştim size değil mi? Adamımsın dostum.
– Müjde ne?
– Bak sabırsız da… Müjde şu: Süper kahraman olacaksın.
– Ben mi? Niye? Kimsiniz siz?
– Yine odaktan kayıyorsun.
– S…. odağını dallama… Ne anlatıyonuz burada bana?
– …

– Size diyorum… Ne bu? Niye buradayım? Beni nasıl süper kahraman yapacaksınız?
– Nihayet doğru soru geldi. Niyelerle, kimlerle, sikle, sokla yorma bizi. Doğru soruyu sor, canımızı ye.
– Peki… Herhalde bir rüyadayım. Bari istediğiniz gibi olsun. Nasıl süper kahraman olacağım?
– Sana doyurucu yanıt vermek için okurlarımıza kendini tanıtmak ister misin? Bak orada bize bakıyorlar.
– Merhaba. Yirmili yaşların başında bir herifim. Bolca içki içtiğim doğrudur. Reklam ajanslarında çalışmamak için tezgahtarlık, öğretmen koçluğu vs bir sürü iş yaptım.
– Niye reklam ajansında çalışmak zorunda olasın ki?
– Bir ara gazetelerde, dergilerde çalıştım. Olacak gibi değildi. Nedenini anlatmasam daha iyi, bu insanlar kin tutar, otuz yıl sonra bile unutmaz boşluğuna vururlar… Okul icabı bankacı olmam gerek ama asla beceremem. Zengin biri değilim, paraya ihtiyacım var. Sakın kitap yaz filan deme, çakarım iki tane.
– Yani geriye tek ihtimal kaldı, reklam ajansında çalışmak ha? Biz de bunu yiyeceğiz.
– İster ye ister yeme. Astronot olmam için kimse teklif getirmedi ama ajanslardan sık sık teklif aldım. Eski dergi tecrübelerimden, oradaki bazı yazılarımı beğenenlerden. Teklif edilmemiş bir insansan, reddetmiş birini anlayamazsın.
– Pek reddetmişe benzemiyorsun. Yarın iş görüşmen varmış.
– Evet, gelecek hafta da icra dairesiyle görüşmem var, yavşak herif.

– Bize kızmana gerek yok. Biz seni süper kahraman yapacağız.
– Hala nasıl yapacağını söylemediniz. Yapınca ne olacak onu da söylemediniz.
– Çok basit. Yarın gittiğin işe kabul edileceksin. Sonra bam, süper kahraman oldun. Bunun için bizi dinlemen yeterli.
– Reklam ajansında çalışarak süper kahraman olunuyormuş demek.
– Clark Kent ve Peter Parker gazetede çalışıyor, Bruce Wayne’in işi bile yok.
– Anlat anlat heyecanlı oluyor.
– Valla çok heyecanlı olacağı kesin. Şu anda yanında laf olsun diye taşıyıp içine çekmediğin sigarayı pek yakında emmeye başlayacaksın mesela. Güvensizlik sarmalı. Sonra seks, drugs ve depeche mode. Yarından itibaren beline yapışan her yağ tabakası, ağaç kesiti gibi yaşını gösterecek.

– Herhangi bir beyaz yakalı insanın hayatının doğal seyrini bana süper kahramanlık olarak mı yutturacaksınız?
– Batmobil’e imrenerek bakmadın mı hiç? Bu durumu küçümseme. Senin yerine geçmek için can atan milyonlar var. Sen onların kahramanı olmaya adaysın.
– Bir avuç düşünce obezininin kahramanı olmak, bundan bana ne?
– Ama bu seni oyalar. Unutma, süper kahramanlar bunun için vardır.
– Peki ne zaman öleceğim?
– Ölene kadar sorma bu soruyu. Sormazsan acımaz. Şu ölüm muhabbetini kessek, paradokslar vertigomu yükseltiyor. Tabi tek gücün bu değil. Bir sürü insana yardımcı olabilirsin mesela.
– Mesela?
– Yeğenlerine destek ol, onları okut. Seni çok sevecekler. Ve annenin süper kahramanı olabilirsin.
– Ben annemin süper kahramanıyım zaten.
– Ama iş bulacaksın, eve elin kolu dolu gideceksin, komşu teyzeler gıpta ile izleyecek seni. Annen “başarmış” olduğunu gösterecek onlara.

– Sevgilim?
– Hangi sevgilin? Kırılan vazolara vazo demiyorlar canım. Sevgili işini çok büyütme iyisi mi. Bir kavrama aşk duy, bir bedene değil. Süper kahraman dünyasında sevgili bir rol, insan değil.
– İçimi rahatlattın, ne yapacağım bu mükemmel gelecek için?
– Sabah dokuz akşam otuz işe gideceksin. İş için stres yaşayacaksın, normal hayatta yüzüne bakmayacağın bir insana iş için hürmet edeceksin, alttan gireceksin, üstten vereceksin, hep iş olsun diye… Kussan da rahatlamayacaksın. Bu arada damar sertleşmesi, şeker hücrelenmesi, şans dönmesi seni bekliyor büyük insanlık… Arada bir kitap okuyabilirsen sevineceksin. İş haricinde hiçbir şeye odaklanamayacaksın. Bunu hak eden herkese o kadar özensiz davranacaksın ki sevenin kalmayacak. Tüm bunları artık taşıyamaz hale geldiğinde belki süper kahramanlıktan emekli olursun ama öyle kolay değil. Süper kahramanlar yataklarında ölmezler.
– Bak bu doğru…

– Seni en çok kıskananlar en başta olmak üzere, herkes senden nefret edecek.
– Ben de onlardan nefret ediyorum, bu adil görünüyor.
– Guns’N Roses’ın yeni albümünü dinledin mi? Use Your Illusion.
– Bu albüm ismi bile bu heriflerin bir daha iflah olmayacağını kanıtlıyor. İlüzyonuna alışınca insan olmaktan çıkarsın.
– Hah… Üstüne bastın. Zaten sen de artık insan olmayacaksın. Sen bir süper kahramansın.
– Her sabah dokuzda işte giden bir süper kahraman.
– Clark, Peter ve Bruce’u hiç kirli sakallı gördün mü? Herifler süper kahraman ama her sabah banyoda yarım saat tıraşla uğraşıyorlar. Her şeyin bir bedeli var.
– Bak bundan iyi albüm ismi olur, belki birinin aklına gelir ileride. Sabah oluyor, sekiz on beş vapuruna binmek zorundayım. Beşiktaş’tan Gümüşsuyu’na yürüsem mi?
– Gençosman’dan yürüyene o kadar mesafe koymaz. Ama fazla terleme, ter sevmez bu insanlar. Bir de eline şu dergiyi al: Süpermen Dergisi… Sakın ola ki Sartre, Miller, London’dan filan bahsetme, Bukowski belki ama o bile itici gelebilir.

– Elinde Süpermen dergisi tutan, yirmi yaşında bir oğlan çocuğu. Tam hayalimdeki süper kahraman. Son bir soru: Uçacak mıyım doktor?
– Belki bir gün… Ama bu aralar kafanı yorma bunlarla. Bir gün şansın yaver giderse… Küçük ihtimal. Yeğenlerin sana bakıyor, hadi aç kapıyı.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR