İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından, Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 16. İstanbul Bienali, bu yıl 14 Eylül’de kapılarını açıyor.

Sekiz hafta boyunca şehrin üç noktasında gerçekleşecek ücretsiz sergilerde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanan bienal, sadece sergileriyle değil canlı performanslar, sanatçı sohbetleri, sempozyumlar ve film gösterimleri ile de Yedinci Kıta temasını farklı açılardan ele alıyor. Bienalin odağına aldığı sanat, ekoloji ve antropoloji konuları arasındaki ilişkilere farklı yaklaşımlar sunan önemli düşünürler, bilim insanları ve sanatçılar kamusal programın katılımcıları arasında yer alıyor.

İstanbul’un mandalarından operaya, Güney Kore-Kuzey Kore geriliminden patates yetiştiriciliğine pek çok farklı konunun ele alındığı sohbet ve buluşmalarla bienal, Yedinci Kıta teması etrafında sekiz hafta boyunca sürecek dopdolu bir etkinlik programı sunuyor. Açılış haftası ve devamında olmak üzere gerçekleştirilecek canlı performanslarla da izleyicileri bienalin birer parçası olmaya davet ediyor.

ÜÇ BÖLÜMLÜK TARTIŞMA SERİLERİ

Bienalin bu seneki kamusal programı farklı disiplinleri bir araya getiren üç bölümden oluşuyor.

Programın üç bölümünden biri bienalin açılış ve kapanış haftalarına denk gelen 14 Eylül ve 9 Kasım 2019 tarihlerinde düzenlenecek “Yedinci Kıtayı Keşfederken” başlıklı tartışma serisi. “Antroposen çağdaş düşünceyi ne şekilde ve ne ölçüde dönüştürebilecek?” sorusundan yola çıkan seri kapsamında her bir düşünür sergiden bir sanatçıyla eşleştiriliyor ve her ikisinin kısa müdahaleleri bir tartışmayla son buluyor.

Tartışma serisinde antropolog Umut Yıldırım; bitkisel evreni felsefenin konusu haline getiren eko-politika üzerine çalışmalarıyla Doç. Dr. Emanuele Coccia; antropoloji, sanat, dijital kültür ve deneysel etnografi ekseninde çalışan Doç. Dr. Jennifer Deger; şamanizm ve moleküler biyoloji ilişkisini inceleyen antropolog-yazar Jeremy Narby; geç liberalizme eleştirel kuram üzerinden bakan Prof. Dr. Elizabeth Povinelli; beyin, mikroplar, salyangozlar, yapay zekâ gibi pek çok oluşumu birlikte ele alarak antropolojiye “etik sonrası” bir pencereden bakmaya çağıran Doç. Dr. Tobias Rees; Lyon ENS’den felsefeci Patrick Degeorges ve yazılarında normatif aklın bir eleştirisini sunan Prof. Dr. Laurent de Sutter gibi önemli isimler yer alıyor.

Yedinci Kıtayı Keşfetmek – I

12 Eylül 2019 Cumartesi

13.00-18.00

Pera Müzesi, Beyoğlu

Laurent de Sutter & Monster Chetwynd, Jennifer Deger & Phillip Zach, Tobias Rees &

Agnieszka Kurant, Emanuele Coccia & Eloise Hawser

Yedinci Kıtayı Keşfetmek – II

9 Kasım 2019 Cumartesi

13.00-18.00

Fransız Kültür Merkezi, Beyoğlu

Jeremy Narby & Mariechen Danz, Elizabeth A. Povinelli & Ursula Mayer, Umut Yıldırım & Elmas Deniz, Patrick Degeorges & Johannes Büttner

SANATÇILARLA SOHBETLER

Önizleme günleri boyunca ise bienal sanatçılarının farklı disiplinlerden isimlerle biraya geleceği bir konuşma serisi gerçekleşiyor. Bienal sanatçılarından Feral Atlas Collective, Ursula Mayer, Armin Linke, Hale Tenger, Ozan Atalan, Jared Madere ve Haegue Yang farklı konular etrafında Büyükada’da yer alan Anadolu Kulübü ile Beyoğlu’nda yer alan İKSV Alt Kat ve Kıraathane’de gerçekleşecek farklı formatlarda düzenlenen sohbetlerde çalışma pratiklerini ve ilham kaynaklarını paylaşıyor.

Sanatçı ve İstanbul Bienali Kamusal Program Koordinatörü Zeyno Pekünlü’nün bienal sanatçılarından Ursula Mayer, Armin Linke ve Hale Tenger’le birlikte, okyanus derinliklerinden elma ağaçlarına, avatarlardan şiire, uzanan ve sanatçıların Büyükada’da sergiledikleri çalışmalar üzerine Anadolu Kulubü’nde sohbet edecek.

Küratör Nicolas Bourriaud moderatörlüğünde doğa bilimcileri, beşeri bilimcileri, sanatçıları ve tasarımcıları bir araya getiren Yabanıl Atlas ve benzer şekilde sanatçıları, bilim insanları ve fikir önderlerini, okyanusları sanat gözüyle keşfetmeye davet eden TBA21–Academy temsilcileri Anadolu Kulübü’nde farklı disiplinleri bir araya getiren çalışma pratikleri üzerine konuşacak.

Amerika’lı sanatçı Jared Madere ve prodüktör Milo Conroy ile 16. İstanbul Bienali için hazırladıkları opera ve yerleştirme hakkında sohbet edecekler. Kıraathane’de gerçekleşecek sohbetleri dürüstlük, duygusal manipülasyon ve kader gibi çeşitli konuların etrafında şekillenecek.

Kamusal Programın tamamı ile ilgili detaylı bilgi için: https://bienal.iksv.org/tr/kamusal-program-ogrenme-programlari

ANADOLU’YA TAŞIYOR

16. İstanbul Bienali’nin kamusal programı kapsamında bienalin sanatçılarından Andrea Zittel de serginin ön izleme günlerinde Mardin Artuklu Üniversitesi’nde sanat ve mimarlık öğrencileriyle buluşacak.  Susanne Husky ise Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri ile buluşacak.

CANLI PERFORMANSLARI KAÇIRMAYIN

16. İstanbul Bienali çeşitli sanatçıların canlı performanslarına da ev sahipliği yapıyor.

İstanbul Bienali’nin 2017 yılında başlattığı kalıcı eser projesi kapsamında, bir eseri kalıcı olarak Maçka Sanat Parkı’nda sergilenmeye başlayacak olan sanatçı Monster Chetwynd, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Dans Bölümü öğrencileriyle birlikte, 13 Eylül Cuma günü eserin yer aldığı parkta bir performans gerçekleştirecek. British Council desteğiyle hayata geçen proje kapsamında Chetwynd’in bienalin ön izleme günlerinde MSGSÜ öğrencileriyle birlikte gerçekleştireceği iki günlük atölyenin sonucunda parkı ziyaret eden herkese bir performans sunulacak.

Açılış haftasında 16. Istanbul Bienali’nin en renkli sanatçılarından Jared Madere, minik katılımcılarla (6-7 yaş ve üstü) bir dizi performansı gerçekleştirecek. Bir gülme yarışması etrafında kurulu olacak performans, yüzü bulut desenleriyle kaplı bir vücut geliştirmeci ile küçük bir grup çocuğun katılımıyla yürütülecek. Turiya Magadlela açılış akşamında gerçekleştireceği 1 saatlik dikiş performansının yanı sıra açılış haftasında 5 gün boyunca bienal kapsamında bir performans sergileyecek. Ylva Snöfrid ise açılış haftası boyunca aralıksız sürecek performansta sergi mekânında yaşamaya ve çalışmaya devam ediyor olacak.

Bienal boyunca ise Max Hooper Schneider’in eseri kapsamında her Cumartesi gerçekleşecek performansta bir kukla ustası, Schenider’in eserindeki videoda yer alan iki ana karakterin çatışmalı diyaloglarını canlandırılacak. Jennifer Tee kendine ayrılan alanda şair Jane Lewty ile birlikte seçtiği kitaplar ve şiirlerden okumalar gerçekleştirilecek. Sanatçı Eva Kotatkova’nın yine bienal boyunca devam edecek performansı süresince mekândaki kumaş parçalarını birbirine dikerken bazı performansçılar da önceden belirlenmiş bir metindeki kısa hikayeleri sesli okuyacaklar.

Canlı performansların takvimini https://bienal.iksv.org/tr takip edebilirsiniz.

SİNEMANIN DİLİNDEN

Kamusal program çerçevesinde ayrıca, Pera Müzesi’nde bir film programı gerçekleştirilecek. Pera Film’in 20 Eylül-10 Kasım tarihleri arasında sunacağı program, dünyanın dönüşümünü, medeniyetlerin çağlar boyunca yaşadığı geçişleri ve insanın evrendeki etkilerini ele alan yapımlara yer verecek. Türünün ilk örneği olan filmler, felaket senaryolarından yola çıkan kült yapımlar ve gerçekliği ustalıkla gösteren belgesellerden oluşan bu seçki, ilgililerini sinema tarihine bir de Yedinci Kıta’dan bakmaya çağıracak.

Seçkideki on uzun metrajlı ve sekiz kısa film arasında, Kanada’nın Kuzey Québec bölgesindeki yerli İnuit halkının hayatını anlatan, sinema tarihinin ilk uzun metrajlı antropoloji belgeseli sayılan Kuzeyli Nanook; Fransız sinemacı, bilim-insanı Jean Painlevé’nin sürreel sinema tarihinde önemli yer edinmiş kısa filmlerinden oluşan Bilimin Sesleri seçkisi; çevrimiçi tanışma siteleri dolandırıcılığı etrafında hikâyesini kurgularken, Gana’daki faillerin bakış açısından tüm bir endüstriyi ortaya koyan belgesel Sakawa ve bir grup astronotun yolunun başka bir gezegene düşmesiyle başlayan bambaşka bir yaşam formunu ele alan Maymunlar Cehennemi de yer alıyor.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

  • GÜNDEME TAKILANLAR

Gülten Kaya, “Ahmet Kaya filmi vahşi sömürüden ibaret ticari bir faaliyet”